Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17680 E. 2026/8282 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17680
Karar No
2026/8282
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/732 Esas, 2025/1962 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 331 parsel sayılı davacıların maliki olduğu taşınmazın 1.290,00 m²lik kısmının 1959 yılında davalı ... tarafından kamulaştırılarak yola terk edildiğini, ancak söz konusu kamulaştırma işleminden davacıların murisi ... ...'in hiçbir şekilde haberdar edilmediğini, kamulaştırma bedelinin de ödenmediğini, bu durumda kamulaştırma işleminin kesinleştiğinden söz edilemeyeceğini, daha sonra dava konusu 331 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucunda 31 18... parsel numarasını aldığını, taşınmaza davalı idareler tarafından kalıcı mahiyette olmak üzere fiilen el atıldığını, taşınmazın fiilen el atılmayan bölümlerinin de proje bütünlüğü kapsamında bedeline hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ..., usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu taşınmazın 1.290,00 m²lik kısmının davalı ... tarafından kamulaştırıldığı, kamulaştırıldığı tarihteki maliki olan davacıların murisi ... ...'in söz konusu yerin davalı ...'ne ait olmak üzere yola terkinine muvafakat verdiğine ilişkin senedin 19.09.1959 tarihinde imzalandığı, bu doğrultuda tapunun ... ...'ten davalı idareye devredildiği, muris ... ...'in imzaladığı senette fen memuru ve fen amirinin kontrol için imzası mevcut olduğundan resmi senet mahiyetinde olduğu, resmi belgelerin aksinin de ancak aynı kuvvette resmi belgelerle ispatlanması gerektiği, resmi belgede sahtecilik unsurları ispatlanmadığı sürece bu belge içeriğine itibar edilmesi gerektiği, davacıların tapuda rızai ferağ ve devir işlemlerinden haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına uygun kabul edilemeyeceği, bu nedenle davanın esastan reddi gerektiği, ancak uzlaşma prosedürü yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzlaşma görüşmelerinin başlatılamamasının sorumluluğunun idareye ait olduğunu, davalı idarenin davaya konu taşınmazın kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı, kamulaştırma bedelinin murise ödenip ödenmediğine dair herhangi bir belge sunamadığını, 1959 yılına ait belgenin rızai feragat anlamına gelmeyeceğini, belgenin yalnızca ifraz işlemine yönelik muvafakat niteliğinde olduğunu, usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını, taşınmaza yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, tazminat talebinin kabulü gerektiğini, davanın zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 1.290,00 m²lik kısmının kamulaştırılması hakkında davalı ... tarafından kamulaştırma kararı alındığı, taşınmazın kamulaştırıldığı tarihteki maliki olan davacıların murisi tarafından davalı ... Müdürlüğüne ait olmak üzere yola terkinine muvafakat verdiğine ilişkin senedin 19.09.1959 tarihinde imzalandığı ve bu doğrultuda tapunun ... ...'ten idareye devredildiği, yine dava konusu eski 331 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kamulaştırma kararı alındığı, muris ... ... vekili tarafından ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi/ İstimlak Mahkemesinin 1964/108 Esas, 1965/13 Karar sayılı dosyası ile de tezyid-i bedel davası açıldığı, bu davanın 29.04.1965 tarihinde kesinleştiği, bu haliyle kamulaştırma işleminin de kesinleştiği, eldeki davanın hak düşürücü sürenin ziyadesiyle geçmesinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, tezyid-i bedel davası açıldıktan sonra dava konusu taşınmaz yönünden kesinleşmiş bir kamulaştırma işlemi söz konusu olacağından kamulaştırmasız el atmadan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; eldeki davanın, eski 331 parsel sayılı taşınmazın yalnızca 1.290,00 m²lik kısmının davalı ... tarafından fiilen yol olarak kullanılması nedeniyle kamulaştırmasız el atıldığından bahisle tazminat istemiyle açıldığını, davanın konusunun ve muhatabının hiçbir duraksamaya mahal vermeyecek şekilde belli olduğunu, buna rağmen istinaf mahkemesince dava konusu olmayan 12.350,00 m²lik kısma ilişkin değerlendirme yapıldığını, tezyidi bedel davasının taşınmazın tamamını kapsamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17680, K. 2026/8282, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17680-e-2026-8282-k-a86c2c341993