Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17046 E. 2026/1770 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17046
Karar No
2026/1770
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2195 Esas, 2025/1886 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/298 Esas, 2023/170 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu geçici ve daimi irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın kullanım hakkının davacı idare adına mülkiyet hakkının Hazine adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 43... ve 28 parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu geçici ve daimi irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın kullanım hakkının davacı idare adına mülkiyet hakkının Hazine adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; takdir edilen bedelin son derece yüksek olduğunu, bilirkişilerin kapama bahçe (zeytin, şeftali, erik, elma) olarak değerleme yaparken, kamulaştırma bedeline ilave olarak müştemilat hesabı yapmasının Yargıtay içtihatlarına göre hatalı olduğunu, acele elkoyma raporu ile mahkeme kararında bedel olarak belirlenen miktarlar arasındaki farkın neden kaynaklandığı hususu gerekçeli kararda açıklanmadığını, bununla birlikte bilirkişinin raporunda belirlediği hesaplama yönteminin doğru bir şekilde belirlenmediğini, dava konusu taşınmazın genel özelliğinin bilimsel çerçevelerin dışına çıkılarak belirlendiği, objektif değer kayıpların olduğunu ve yüksek tespit edilen hatalı bir bilirkişi raporunun hükme esas kabul edilmesi hukuka aykırı olacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla kapama zeytin bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net ürün geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve boru hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle daimi ve geçici irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği gibi 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca açılan bedel tespit ve tescil davasında aynı Kanun'un 15/son maddesine göre değerlendirmenin dava tarihi esas alınarak yapılması gerekmekte olup dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2022 yılı verileri ve veri listesinde bulunan ürün münavebesi esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden 2021 yılı verileri esas alınarak yapılması yerinde değilse de istinafa başvuranın aleyhine bozma yasağı nedeniyle kaldırma sebebi yapılamayacağından eleştirilmekle yetinilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17046, K. 2026/1770, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17046-e-2026-1770-k-f1f46225651a