Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16868 E. 2026/2386 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16868
- Karar No
- 2026/2386
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1427 Esas, 2025/1828 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/745 Esas, 2025/237 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve mülkiyet kamulaştırmasına konu yer bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 08... parsel, 1 10... parsel, 1 16... parsel, 1 18... , 4 ve 5, 1 28... parsel, 1 31... parsel, 1 32... ve 2 parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve mülkiyet kamulaştırmasına konu yer bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken münavebe sistemine uyulmadığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, münavebede enginarın kullanılmasının yüksek bedel çıkmasına neden olduğunu, uygulanan objektif değer artışı oranının mükerrer artışı sebep olacağını, dava konusu taşınmaza %4,5 kapitalizasyon faiz oranı uygulanmış iken ayrıca objektif değer artışı uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısımda fahiş değer azalışı uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, idarelerinin kıymet takdiri raporu ile bilirkişi raporlarında belirlenen bedel arasında orantısızlık bulunduğunu, irtifak hakkı hesaplamasında belirlenen değer azalışının yüksek olduğunu, taşınmazın üzerindeki yapının yıpranma yapının düşük alındığını, yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, taşınmazların meskun mahalde yer aldıklarını, bilirkişi raporunda taşınmazların arazi olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazlara kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak belirlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların değerine etki eden diğer objektif ölçüler ve oranları olduğundan daha düşük belirlendiğini, yan yana olan ve fiili olarak bir bütün olarak kullanılan taşınmazlara farklı oranlar belirlenerek raporun kendi içerisinde çelişkiye düştüğünü, bilirkişi raporununu usul ve kanuna aykırı olduğunu, bozma sonrasında yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda her ne kadar 2022/1 dönemi maliyet cetveli kullanılmışsa da yapıların sınıf ve yapı grubu hatalı tespit edilerek yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların uygulama ve nazım imar planı kapsamında kalmadıkları, Sakarya ili Güney Planlama Alt Bölgesi 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kapsamında kırsal yerleşik alan sınırları dışında kaldıkları, marjinal tarım arazisi oldukları, meskun mahalde bulunmadıkları, 1 18... , 4, 5 parseller, 1 31... parsel, 1 32... , 2 parseller, 1 08... parsel, 1 10... parsellerin yola cepheli olmaları nedeniyle yol hizmetinden yararlandığı, diğer taşınmazların yol hizmetinden yararlanmadığı ve 1 16... parsel ve 1 28... parselin elektrik, telefon, su, çöp toplama hizmetinden yararlandığı, diğer taşınmazların tamamının belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, belediyeye yazılan müzekkere cevabı ile anlaşıldığı, parsel sorgu sistemi üzerinden yapılan incelemede taşınmazların arazi vasfında olduklarının anlaşıldığı, net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazların olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değerinin tespit edilmesinde, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce mutat ürün olduğu bildirilen enginarın münavebeye esas alınmasında, kapitalizasyon faizinin %4,5 oranında belirlenmesinde, dava tarihi olan 2022 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin hükme esas alınmasında, daimi irtifak hattının geçtiği güzergah dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davaya konu olan taşınmazlar bakımından takdir edilen objektif değer artırıcı unsur oranının uygun olduğu, dava konusu taşınmazlar için neticeten takdir edilen metrekare birim fiyatının makul olduğu, toplam kamulaştırma irtifak bedelinin 105.232,72 TL olarak, irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde ve dava tarihinden 4 ay sonrasından itibaren yasal faiz işletilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden kanuna aykırı görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.