Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16469 E. 2026/2388 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16469
Karar No
2026/2388
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2884 Esas, 2025/1749 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/753 Esas, 2023/599 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili, davalı ... vekili ve bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; Bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmediği ve aleyhine bir hüküm de kurulmadığı gözetildiğinde temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı idare ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili, ... ilçesi , ... Köyü 1 23... (eski 998) parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin çok altında alınmak istenmesine müvekkilinin yanaşmaması sebebiyle dava açılmış olduğundan, kısaca davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden dava masrafları ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline, söz konusu taşınmazda keşif yapılarak, bu gayrimenkulün müvekkili açısından getirisinin de göz önünde bulundurularak, gayrimenkulün objektif değerinin bilirkişi tarafından tespit edilmesine ve tespit edilen bu değerin ödenmesi gereken tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, ürün bedelleri de fahiş hesaplandığını, üretim giderleri de düşük gösterildiğini, kapitalizasyon faizi oranının da kabulü mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğunu, objektif değer artışının yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza kök raporda arsa niteliğinde bedel hesaplaması yapılmışken daha sonra mahkemenin yönlendirmesiyle ek raporda tarla vasfında bedel belirlenmesinin hatalı olduğunu, bilirkişilerin ek raporda gelir metoduyla belirledikleri kamulaştırma bedeline ilişkin masraf kalemleri tek tek değerlendirilmeyerek raporun ayrıntılı bir şekilde ele alınmadığını, mahkeme karar verirken bu eksik raporu ele almadığını, taşınmazın gerçek değerine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kamulaştırma nedeniyle 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamına alındığı, dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin ... Belediye Başkanlığının yazı cevabında taşınmazın mücavir alan dışında kaldığı, belediye hizmetlerinden faydalanmadığı, etrafında meskun mahal bulunmadığı, parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konum ve niteliklerine göre de dava konusu taşınmazın arazi vasfında kabul edilmesinde, ürün münavebe sisteminde bir isabetsizlik görülmediği, arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bu doğrultuda hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faizi ile %135 objektif değer artırıcı unsur oranlarının uygun olduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirlenen ürünler ve gelirleri dikkate alınmak suretiyle değerlendirme tarihi itibarıyla değer biçildiği, bilirkişi kurulunun yasaya uygun olarak oluşturulduğu, bu suretle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalılara ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu davacı idare ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2.Davacı idare ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare ve davalı ...'... peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16469, K. 2026/2388, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16469-e-2026-2388-k-f8750fdcf68a