Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16655 E. 2026/5026 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16655
Karar No
2026/5026
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4162 Esas, 2024/2239 Karar KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/157 Esas, 2023/454 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 7 53... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, tescil yönünden kesin olarak karar verildiğinden davalı yanın bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerektiğini, davalı yanın kamulaştırmanın iptali için değil yatırımcı olma talebine verilen zımni ret kararının iptali için dava açtığını, taşınmazın arazi vasfında olduğunu, objektif değer artışı oranının yüksek belirlendiğini, sulama imkanı bulunmayan taşınmazın kuru tarım arazisi sayılması gerektiğini, münavebenini hatalı yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;kamulaştırma işleminin iptali için dava açtıklarını ve davanın kabulü ile idari işlemin iptaline karar verildiğini, bu nedenle kararın kesinleşmesi için bekletici mesele yapılmasına aksi takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın arsa vasfında sayılması gerektiğini, bu hususta mahkemece hatalı tespit yapıldığını, bilirkişilerin taraflı olduklarını, bilirkişi raporunun karar verilmesi için yeterli olmadığını, münavebenin hatalı yapıldığını, objektif değer artışı oranının düşük belirlendiğini, konumu ve özellikleri gereği taşınmazın çok daha değerli sayılması gerektiğini, üretim masraflarının çok yüksek belirlendiğini, faize ilişkin hüküm kısmının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla DSİ Genel Müdürlüğü sulama kanalı vasıtasıyla sulanan dava konusu taşınmazın sulu arazi niteliğinde olduğu kabul edilerek, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde, buğday, dane mısır, s.mısır ve pamuk ürünlerine göre, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2022 yılına ait üretim masraflarıyla hasat dönemindeki ortalama toptan kg. satış fiyatı üzerinden hesaplama yapılarak değer belirlenmesinin doğru olduğu; ancak maliyet cetveline göre bulunan üretim giderinin brüt gelirin %50'sine yakın olması, bu hali ile ekonomik tarım yapılabilmesi için Türkiye ortalamasına göre, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağını gözetmeden masrafları takdiri olarak %40 olarak belirleyip hesaplama yapan bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulması ve dava konusu taşınmazın konumu, ulaşım kolaylığı, yerleşim yerleri ile sanayi bölgesine yakınlığı ve potansiyeli nazara alındığında objektif değer artışı oranının %150 olarak belirlenmesi gerekirken daha az oranda değer artışı tespiti yerinde görülmediğinden re'sen yapılan hesaplama neticesinde fark bedel depo ettirilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca, kamulaştırma bedelinin dava tarihi itibarıyla tespit edildiğini, ancak dava konusu kural uyarınca dava tarihinden dört ay sonra kanuni faiz işletilmeye başlatıldığını, bu durumun taşınmazın gerçek karşılığının malike ödenmesine engel olduğunu ve bu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğunun Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile sübuta erdiği gözetilerek faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2 . Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davalı tarafından Aydın 2. İdare Mahkemesinin 2024/266 Esas sayılı dosyasında ... Organize Sanayi Bölgesi sınırları içinde kalan taşınmazların Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 11.03.2021 tarihli ve 2389113/09 sayılı kamu yararı kararına dayanılarak kamulaştırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda dava konusu işlemin iptaline, kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 nci maddesiyle değiştirilen 10 ncu maddesinin on dördüncü fıkrasının “14 üncü maddede belirtilen süre içinde, kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idarî yargıda iptal davası açılması ve idarî yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde mahkemece, idarî yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır” ibaresi ile aynı Kanun’un 7 nci maddesiyle değiştirilen 14 üncü maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen “Açılan davaların sonuçları dava açmayanları etkilemez” ibaresinin 27.03.2025 tarihli ve 32854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/101 Esas, 2024/232 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

5.Eldeki dava 27.03.2025 tarihinden önce açılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında; kamulaştırma işleminin hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesi ile iptal edildiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16655, K. 2026/5026, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16655-e-2026-5026-k-e19379e3c4f0