Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14981 E. 2026/2183 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14981
Karar No
2026/2183
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1279 Esas, 2025/1314 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/301 Esas, 2025/93 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 60... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine, kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine, kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline hükmedilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu, taşınmaz için %4 kapitalizasyon faizinin uygulanması mümkün olmadığını, arta kalan alanlarda değer azalışına hükmedilmesinin kamu zararına neden olduğunu, bedelin kuru tarım arazisine göre hesaplanması gerektiğini, davacı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok fahiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait taşınmazın emsallerinden oldukça düşük bir bedelle kamulaştırılmasının hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın vasfı ve konumu gözetildiğinde daha yüksek objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, taşınmazda yetişen ürün verimleri çok yüksek olmasına rağmen düşük verim üzerinden hesaplama yapıldığını, verim hatalı hesaplandığından birim fiyatın eksik belirlendiğini, hesaplamaların 2025 yılı verileriyle yapılması gerektiğini, üretim masraflarının piyasadan yüksek hesaplandığını, kot farkı nedeniyle arta kalan alanda değer düşüklüğünün hesaplanması ve ayrıca zayi olan ürün bedelinin de hesaplanması gerektiğini ileri sürerek dava tarihi itibarıyla kamulaştırma bedeline faiz işletilerek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile raporda hesaplamalara esas alınan münavebe ürünlerinin ve ilgili verilerin dosyaya kazandırılan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün dava yılına ait olan resmi verileriyle uyumlu olduğu, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen objektif değer artırıcı unsur oranlarının ve taşınmazın kamulaştırılan alanın dışındaki kısma ilişkin değer düşüklüğü oranının yerinde olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası açılan somut davada kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/14981, K. 2026/2183, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-14981-e-2026-2183-k-96462396f3f4