Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1408 E. 2025/12606 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1408
Karar No
2025/12606
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/3468 Esas, 2024/201 Karar KARAR: Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., ... 483 10... parsel sayılı taşınmaza imar planında ilköğretim alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ve bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, idari yargının görevli olduğunu, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, talep edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli ve 2021/218 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun davacılar payı oranında iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2022/491 Esas, 2023/118 Karar sayılı kararıyla ... Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğünün 15.10.2019 tarihli yazı cevabında dava konusu taşınmazın ... numaralı parselasyon planı kapsamında İlköğretim Alanı olarak ayrıldığı, yapılan keşif sonucu taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı ve tesisin bulunmadığı anlaşılmış olup, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiği ve davacının, idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup adli yargının görevli olduğu, taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilerek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline dair kararda, taşınmazın bulunduğu bölgede yakın konumdaki yerlerle ilgili açılan davalar sonucunda tespit edilen m² birim bedelin Yargıtay ilamları ile uygun bulunduğu ve denetimden geçerek kesinleştiği de dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı; ancak dava konusu taşınmazdaki davacılar payının Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken davalı idare adına tesciline karar verilmesi doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiş ise de bilirkişi kurulunca somut emsal alınan taşınmazların satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden istenilip, dava konusu taşınmaz ile somut emsal taşınmazın 2019 yılında Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen ... vergisine esas olan m² değerleri ilgili Belediye Başkanlığı ... Müdürlüğünden getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmediği gibi, dava konusu taşınmaz ile emsallerin değer oranları tespit edilmeden ve dava konusu taşınmaz ile farklı mahalledeki taşınmazın Ağustos/2011 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen metrekare birim fiyatının dava tarihine endekslenmesi suretiyle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığının ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin ve dava konusu taşınmazın tapu kaydından eski irtifak hakları nedeniyle taşınmaz üzerinde meydana gelecek olumsuz etki, oran ve miktarı araştırılarak belirlenecek miktarın kamulaştırma bedeline yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adleye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ilköğretim alanı olarak ayrılmak suretiyle hukuken kamulaştırmasız el atılan tazminat bedelinin tahsili davasının feragat nedeniyle reddi halinde hükmedilmesi gereken vekâlet ücreti hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ıncı maddesi “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.” şeklinde düzenlenmişse de, dosya kapsamına göre dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı ve taşınmazın imar planında “İlköğretim Alanı” olarak ayrıldığı dikkate alındığında, 16.11.2022 tarihinde kabul edilerek 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7421 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrası uyarınca koşullarının varlığı halinde, Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, davanın kabulü halinde davacı yararına maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği gibi uyuşmazlığı sona erdiren davadan feragat nedeniyle de davalı idare yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yerine, yasal olmayan gerekçeyle nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) bendinin (5) numaralı bendinde yer alan “ .... 6. maddesi ile ... nin 13/1 maddesi uyarınca takdir olunan 132.080,00 TL” ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine “17.900,00 TL maktu” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1408, K. 2025/12606, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1408-e-2025-12606-k-631d92c1fa75