Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1404 E. 2025/13685 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1404
Karar No
2025/13685
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/172 Esas, 2023/670 Karar KARAR: Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davadan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... 468 81... parsel sayılı taşınmazın imar planında sağlık alanı olarak ayrılmış olduğundan kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/189 Esas, 2021/53 Karar sayılı kararı ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Bakanlığından alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile davalı ... adına tesciline ve davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2021/660 Esas, 2022/1205 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında "Sağlık Alanı" olarak ayrıldığı, her ne kadar taşınmaza fiili olarak el atılmamış ise de davalı idare tarafından imar planının kesinleşmesinden itibaren 5 yıllık süre içinde dava konusu taşınmazın kamulaştırılması yönünde herhangi bir işlem yapılmadığı ve Anayasa Mahkemesinin 05.04.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan 20.12.2018 tarih ve 2016/181 Esas, 2018/111 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1/6 sayılı kararı ile Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 tarihli ve 2010/5662 Esas, 2010/651 Karar sayılı kararı da gözetildiğinde, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak bedel tespit edilmesinde ve bedelinin davalı ... Bakanlığından tahsil edilmesinde ve diğer davalılar hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı, böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ile davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ve istinaf başvurusu da esastan reddedilmiş olmakla, istinaf yoluna başvurmayan davacının, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz başvuru talebinin reddine karar verilmiş, davalı ... vekilinin temyizi yönünden ise; ... vekilinin cevap dilekçesinde dava konusu taşınmazın imar planında sağlık alanı olarak düzenlenmesi sırasında Bakanlıktan görüş sorulmadığını ve dava konusu taşınmaza ihtiyaçları bulunmadığını belirttiği anlaşılmakla; dava konusu taşınmazın 1/1000'lik imar planında sağlık alanı olarak ayrılması sırasında Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak ihtiyaç talebinde bulunup bulunmadığı ve halen taşınmazın bulunduğu alana Sağlık Bakanlığının ihtiyacı olup olmadığı, ihtiyacı yok ise bu hususun ilgili Belediye Başkanlığına bildirilip bildirilmediği ... ile ilgili Belediye Başkanlığından sorularak alınacak cevaplar doğrultusunda sorumlu idarenin tespiti gerekirken, eksik inceleme ile tespit edilen bedelin davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesi doğru görülmediği gibi, kabule göre de; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiş ise de; bilirkişi kurulunca somut emsal alınan taşınmazların satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden istenilip, dava konusu taşınmaz ile somut emsal taşınmazın 2020 yılında Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup, alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmediği gibi dava konusu taşınmaz ile emsallerin değer oranları tespit edilmeden ve dava konusu konusu taşınmaza 5,5 km mesafede bulunan farklı mahalledeki taşınmazın Ağustos 2011 değerlendirme tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatı olarak tespit edilen 500,00 TL'nin dava tarihine endekslenmesi suretiyle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün olmadığından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davdan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; lehe nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. İlk Derece Mahkemesince davadan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğu gibi, 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 1 inci maddesinde hukuki el atma düzenlendiğinden, hukuken el atılan dava konusu taşınmaz yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1404, K. 2025/13685, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1404-e-2025-13685-k-d045c3fe8181