Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1393 E. 2025/11964 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1393
- Karar No
- 2025/11964
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/863 Esas, 2024/871 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/237 Esas, 2022/657 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 122 ada 6 parsel (eski 139 ada 6 parsel) sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza belirlenen bedelin gerçek değerin çok üstünde olduğu, hükme esas alınan raporların hukuka aykırı olduğunu, davaya konu taşınmaz için kamulaştırma bedelinin tespitinde bilirkişilerin gelir yöntemini kullanırken davaya konu arazi içinde yörede yaygın olarak tarımı yapılan ürünleri dikkate almalarının yasal zorunluluk olduğunu, bu durumun Yargıtay kararlarına yansıdığını ve yerleşik bir uygulama halinde geldiğini, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri ile bilirkişi heyetinin kullanmış olduğu münavebe sistemi ve münavebede kullanılan verimlerin aynı olmadığını, İlçe Tarım Müdürlüğü'nden son 5 yıla ait ÇKS verilerinin talep edilip münavebe sisteminin tekrar karşılaştırılması gerektiğini, bilirkişi raporunun bilimsel ve teknik çalışma kapsamı dışında tamamen fiyat sonuç odaklı olarak hazırlandığını, rapor hazırlayan heyetin daimi irtifakta yüksek bedele tekabül eden hesap çıkardığını, taşınmaza %4.5 kapitalizasyon faiz oranı uygulanmışken ayrıca %35 objektif değer artışı uygulanmasının mükerrer olduğunu ve bedelin fahiş hesaplandığını, üretim giderlerinin, üretim gelirlerinin 1/3'ünden fazla alınmayacağından bahisle üretim giderlerinin bu oranda alınmasının doğru olmadığını, taşınmazın bulunduğu bölgede kamulaştırma veya maliklerin kendi aralarında alım satımlarda bile bu fiyatların görülmeyeceğini yapılan araştırmalarda ortaya çıkacağını, müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında, kırsal yerleşim alanı sınırları dışında kaldığı, meskun olmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı ve TKGM parsel sorgu sistemi üzerinden yapılan incelenmesinde arazi vasfında olduğu anlaşıldığı, net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, kapitalizasyon faiz oranının Yargıtay içtihatları ve bilimsel verilere göre taşınmazın özelliklerine uygun şekilde belirlendiği, taşınmazda yetiştirilen ürünlerin münavebe durumları ile verim, satış fiyatı ve üretim giderlerinin ilçe tarım verileri ile örtüşür şekilde uygulandığı, enginar bitkisinin Taraklı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veri cetveli itibarıyla yörede yaygın olarak yetiştirilen mutat ürünlerden olması nedeniyle münavebeye dahil edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, kaldı ki keşif tarihi itibari ile taşınmaz üzerinde enginar ekili olduğunun da keşif gözlemine geçirildiği, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen, objektif değer artış oranının ve kamulaştırma bedelinin (istinaf yoluna başvuran tarafın sıfatı itibari ile) adil ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılarak davacı idare vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu irtifak hakkı karşılığı tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.