Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13532 E. 2026/4908 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13532
- Karar No
- 2026/4908
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1655 Esas, 2025/2601 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/174 Esas, 2024/13 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince resen yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 277 93... parsel sayılı taşınmaza davalı ... tarafından fiilen el atıldığından, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, uzlaşma başvurusunun bulunmadığını, husumetin kendilerine düşmediğini, fiili el atmanın bulunmadığını, hissenin terkini talep edilmesine rağmen terkin edilmemiş olduğunu, taşınmazın kamuya özgülenmeden çıkartılmış olduğunu, bedelin fahiş olduğunu, kamulaştırmasız el atmanın koşullarının oluşmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ..., ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ifrazen oluşan 277 93... , 7 ve 8 parsellerin ... Vadisi’ni oluşturduğu, ... Vadisi Rekreasyon Alanı Yapım İşinin 6 parselden başlayarak 7 ve 8 parsellerde dahil olmak üzere tüm vadiyi kapsadığı, çalışmaların ... tarafından yürütüldüğü, parselin kamulaştırma ortaklık payı hisselerinden oluştuğu ve taşınmaza bitişik 277 93... parselde spor, rekreasyon ve yürüyüş yolları ile otopark alanlarında inşaatının devam ettiği, dava konusu 7 parselde de şev düzenleme çalışmalarına başlanıldığı, ulaşım yollarının beton bloklarla kapatıldığı, hafriyat döküldüğü, 50-100 metre yakınına kadar ağaçların dikilerek ortak projenin bir parçası haline geldiği, bazı gecekonduların yıkıldığı ve belediyenin uygulamaya koyduğu plan ve proje bütünlüğü göz önüne alındığında imar planında özel spor alanı olarak ayrılmasına rağmen davalı tarafından ... Vadisi Rekreasyon Alanı Yapım İşi kapsamında fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği, aynı taşınmazın paydaşları tarafından açılan davalarda tespit edilen bedellerin gerek Yargıtay gerekse Dairelerinin denetiminden geçerek kesinleştiği, emsal incelemesi sonucu yapılan kıyaslamalarla belirlenen bedel ve güçlü delil niteliğindeki onanarak kesinleşen birim fiyatların iş bu dava tarihine eskale edilmesi suretiyle bulunan bedel ile uyumlu olduğu anlaşılmış olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesi doğru olduğu gibi davalı tarafça ileri sürülen taşınmazdaki davacı paylarının öncesinde bedelsiz terkin edildiği için bedeli istenemeyeceği iddiası bakımından ise davacı tarafın paylarının tapuda hâlen yaşadığı ve davalı idare tarafından davacı paylarının yolsuz tescil nedeniyle iptali istemine ilişkin davaların reddedildiği ve kesinleştiği de dikkate alındığında, taşınmazdaki davacılar payı bedelinin davalı idareden tahsiline ve paylarının idare adına tesciline dair kararda, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; ancak kamu düzeni gereğince resen yapılan inceleme sonucunda karar harcının nispi olarak alınması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyannca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ,24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.