Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11595 E. 2026/4909 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/11595
- Karar No
- 2026/4909
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2399 Esas, 2025/2648 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/352 Esas, 2024/324 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 277 93... parsel sayılı taşınmaza davalı ... tarafından fiilen el atıldığından, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, hissenin terkini talep edilmesine rağmen terkin edilmemiş olduğunu, bedelin fahiş olduğunu, plan notu iptalinin hissesini kamuya bedelsiz terk etmeyen malikler açısından geçerli olacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın ..., ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan arsa vasıflı 277 93... parselin ifrazı ile oluşan 277 93... , 7 ve 8 parsellerin ... Vadisi'ni oluşturduğu, ... Vadisi Rekreasyon Alanı Yapım İşinin 6 parselden başlayarak 7 ve 8 parsellerde dahil olmak üzere tüm vadiyi kapsadığı, çalışmaların ... tarafından yürütüldüğü, parselin kamulaştırma ortaklık payı hisselerinden oluştuğu ve taşınmaza bitişik 277 93... parselde spor, rekreasyon ve yürüyüş yolları ile otopark alanlarında inşaatının devam ettiği, dava konusu 7 parselde de şev düzenleme çalışmalarına başlanıldığı, ulaşım yollarının beton bloklarla kapatıldığı, hafriyat döküldüğü, 50-100 metre yakınına kadar ağaçların dikilerek ortak projenin bir parçası haline geldiği, bazı gecekonduların yıkıldığı ve belediyenin uygulamaya koyduğu plan ve proje bütünlüğü göz önüne alındığında imar planında özel spor alanı olarak ayrılmasına rağmen davalı tarafından ... Vadisi Rekreasyon Alanı Yapım İşi kapsamında fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği, aynı taşınmazın paydaşları tarafından açılan davalarda tespit edilen bedellerin kesinleştiği, emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazdaki davacı payının öncesinde bedelsiz terkin edildiği için bedeli istenemeyeceği iddiası bakımından ise bedelsiz terk koşuluna bağlı 12 nolu plan notunun şehircilik ve planlama ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Ankara 17. İdare Mahkemesinin gerek 11.04.2014 tarihli ve 2013/1072 Esas, 2014/708 Karar sayılı kararı, gerekse 2014/121 Esas, 2014/677 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, iş bu iptal kararlarının Danıştay 6. Dairesinin 2014/9022 Esas, 2014/9202 Karar ve 2015/1402 Esas, 2018/3224 Karar sayılı kararları ile onanarak kesinleştiği, bu itibarla bedelsiz terke ilişkin dayanak maddenin ortadan kalktığı ve genel düzenleyici idari işlemin iptali niteliğinde olup herkesi bağladığı, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.04.2022 tarihli ve 757 sayılı kararı ile kesinleşen 11.10.2021 tarihli ve 2040 sayılı meclis kararında "..., ... Mahallesi 27793/6, 27793/7, 27793/8 27794/5, 27794/6 ada parsellerde 1/50 00... /1000 ölçekli İmar Planları değişikliklerine ait 1 nolu plan notununda "Ankara 17. İdare Mahkemesinin 11.06.2014 tarihli ve 2013/1072 Esas, 2014/708 Karar sayılı kararı ile "Konut alanlarında minumum parsel büyüklüğü 850 m², maksimum parsel TAKS=0.40 ve E=1.80 dir. Parselasyon planı ile çıkarılacak kamulaştırma miktarının ilgili belediyesine ve kamu kuruluşlarına bedelsiz terk edilmesi halinde oluşan yeni parselde E=2.00 olacaktır. "Bedelsiz terk edilen alanlar amacı dışında kullanılamaz." hükmü gereğince mahkeme iptal tarihine kadar planlama sınırı içerisindeki KOP parsellerinden bedelsiz terk yapmak suretiyle diğer parsellerindeki hisselerine yoğunluk artışı alarak maksimum E=2.00 'a göre yapılaşması tamamlanan parselleri için plan hükmü geçerlidir. Terk yapmamış ve yapılaşmamış parsellerde maksimum E=1.80 olarak uygulanacak ve bedelsiz terk şartı da olmayacaktır. Ancak bedelsiz terkini yaparak emsal inşaat haklarını 1.80'den 2.00'a çıkartarak terke karşılık inşaat artışını kullanan kamuya terk ettikleri hisseler ile yolsuz tescil sonucu oluşan ve tapu kayıtlarında yolsuz tescil şerhi bulunan taşınmaz maliklerinin kamulaştırmasız el atma sonucu, idarelerden haksız şekilde almış oldukları bedeller sebepsiz zenginleşmeye ve kamu zararına sebebiyet verdiğinden emsal artışı karşılığında elde ettikleri kazanımlarının bedeli talep edilir." düzenlemesinin kabul edilerek onaylandığı, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.04.2022 tarihli ve 757 sayılı kararı ile kesinleşen 11.10.2021 tarihli ve 2040 sayılı meclis kararının iptali istemiyle açılan davaların Ankara 6. İdare Mahkemesinin 2022/407 Esas, 2022/2448 Karar sayılı, 2022/986 Esas, 2022/2572 Karar sayılı, 2022/1005 Esas, 2022/2591 Karar sayılı kararları ile reddine karar verildiği, iş bu kararların Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin denetiminden geçerek Danıştay 6. Dairesinin 2023/4748 Esas, 2023/8247 Karar sayılı ve 2023/4714 Esas, 2023/8237 Karar sayılı kararları ile onanarak kesinleştikleri, söz konusu meclis kararı ile 12 nolu plan notu iptalinin hissesini kamuya bedelsiz terk etmeyen malikler açısından geçerli olacağı, hissesini emsal artışından faydalanarak 12 nolu plan notuna ilişkin 17. İdare Mahkemesinin 11.06.2014 tarihli iptal kararından önce bedelsiz terk etmiş ve emsal artışından faydalanmış olanlar yönünden bedelsiz terke dayanak olan plan notunun yürürlükte olduğunun kabulü gerektiği, oysa davacı tarafın payının tapuda halen yaşadığı, davalı idare tarafından davacı payının yolsuz tescil nedeniyle iptali istemine ilişkin açılan davanın reddedildiği ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek kesinleştiği de dikkate alındığında, taşınmazdaki davacı payı bedelinin davalı idareden tahsiline ve payın idare adına tesciline dair kararda, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; ancak kamu düzeni gereğince resen yapılan inceleme sonucunda karar harcının nispi olarak alınması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.