Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13264 E. 2026/2887 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13264
Karar No
2026/2887
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2687 Esas, 2025/2754 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1773 Esas, 2025/85 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili,... ilçesi, ... Mahallesi 4 07... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, tespit edilen bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer azalışı hesaplamasının hatalı olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısmı için belirlenen değer azalış oranının düşük olduğunu, kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda kuru kapama zeytin bahçesi olduğu kabul edilerek, kuru kapama zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmaz için, verimin belirlenmesinde 2022-2023 yılına ait, diğer hususlarda ise değerlendirme tarihi olan 2023 yılı ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin kullanılmasının, dava konusu taşınmazın belirlenen kuru niteliğine uygun olarak kapitalizasyon faiz oranının %5 alınmasının ve o yöreden geçen dosyalara uygun olarak kapitalizasyon faizi ile aynı kriterlere dayanmayan dosyanın niteliğine göre %35 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilmek suretiyle değer biçildiği, kısmi kamulaştırma sebebiyle arta kalan bölümün geometrik yapısının kısmen bozulması, tarımsal faaliyet için yeterli ve ekonomik büyüklükte meydana gelen azalma, kalan kısımda ekonomik ve tarımsal işletme bütünlüğünün düşmesi sebebiyle %50 oranında değer azalış bedeli hesaplanmasının doğru olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin uygun olduğu, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edildiğinden eldeki dava 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığından Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü de nazara alınarak dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca tescil beyannamesindeki kamulaştırılan alan ile hükme esas alınan bilirkişi raporundaki alanın uyumlu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Buna karşın; kamu düzeni uyarınca yapılan incelemede, 14.10.2024 tarihli fen bilirkişi raporu hükme esas alındığı hâlde, hükümde rapor tarihinin hatalı gösterilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Kamu düzeni uyarınca, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendindeki “08.05.2024” tarihinin hükümden çıkartılarak yerine “14.10.2024” tarihinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13264, K. 2026/2887, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13264-e-2026-2887-k-0d8d5e77a188