Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12231 E. 2025/17958 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12231
- Karar No
- 2025/17958
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/825 Esas, 2025/1316 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İlk Derece Mahkemesi : Kandıra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/244 Esas, 2024/42 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., .. köyü 4198 (yenileme sonrası Mahallesi 1 03... ) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İlk Derece Mahkemesi KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dava konusu taşınmaz için belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulduğunu, yargılamanın uzamasında müvekkil kuruma atfedilecek bir kusur olmadığından kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkil kurumun kendisini vekille temsil ettirmiş ve davalarının kabulle sonuçlanmış olmasına rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, bu nedenle kararın hatalı olup kaldırılması gerektiğini, teknik ve hukuki yönden eksik ve hatalı olan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, bilirkişi raporunun fahiş bedelli olduğunu, kanun ve içtihatlara aykırı düzenlendiğini, rapora karşı yaptıkları itirazların açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme neticesinde Yargıtay içtihatlarına aykırı olan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini beyan ederek, usul ve kanuna aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılarak müvekkil kurum lehine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, ilk hükümde olduğu gibi taleple bağlı kalınarak 1 03... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasından arta kalan fark bedelinin davalılara ödenmesine karar verilmesi şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, faizin başlangıç tarihinin hatalı alındığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek net gelir yöntemine göre belirlenen birim fiyatına %4 oranında kapitilizasyon faizi ve %10 oranında objektif değer artışı uygulanmak suretiyle 2018 yılı itibarıyla m² birim fiyatı 78,06 TL/m² olarak belirlendiği anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 108,00 TL/m² birim fiyat üzerinden verilen ilk kararın davacı idare tarafından istinafa taşındığı ve işbu kararın da davalı tarafça m² birim fiyat yönünden istinaf edilmediği anlaşılmakla, objektif değer artışı oranı ve belirlenen sonuç m² birim fiyatının istinaf eden idarenin iddia ettiği gibi yüksek olmadığı, ancak, davacı kurum tarafından toplam 13.000,00 m² yüz ölçümüne sahip 4198 parsel sayılı taşınmazın 3615,73 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak terkini istemi ile eldeki davanın açıldığı, taşınmazın bulunduğu mahalde yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22-a maddesi uyarınca yapılan çalışmaları neticesinde 4198 parsel sayılı kök parselin 1 03... parsel sayısını aldığı ve yüz ölçümünün yenileme çalışmaları neticesinde 12.882,30 m² olarak düzeltildiği, dosya kapsamında bulunan Fen bilirkişisine ait 25.06.2018 tarihli bilirkişi raporu ve ekli kroki itibari ile davacı kurumun dava ettiği alanın yüz ölçümünün ise yenileme çalışmaları neticesinde 3664,46 m² olarak tespit edildiği, Dairelerince verilen kaldırma kararı sonrasında dava konusu taşınmazın 3 parsele ifraz olduğu, 1 03... parsel sayılı taşınmazın tarla vasfı ve 5.965,07 m² yüz ölçümü ile, 1 03... parsel sayılı taşınmazın 3.252,77 m² yüz ölçümü ve yol vasfı ile 1 03... parsel sayılı taşınmazın ise 3664,46 m² yüz ölçümü ve yol vasfı ile tapuya kaydedildiği, bu kapsamda davacı kurumun kamulaştırma bedelinin tespitini talep ettiği alanın 1 03... parsel numarasını aldığı, Dairelerince 2022/2771 Esas, 2024/1041 Karar sayılı kaldırma kararında açıkça bu duruma işaret edilmesine karşın kaldırma kararı sonrasında hem davaya konu olan 1 03... parsel sayılı taşınmazın hem de dava konusu olmayan ancak yol vasfı ile tapuya kaydedilmiş olan 1 03... parsel sayılı taşınmazın bedel tespitinin yapıldığı ve İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesinde belirtilen talep aşılmak sureti ile bu iki parsel yönünden de yol olarak terkin hükmü kurulduğu ve toplam 539.958,96 TL kamulaştırma bedeli ile 253.911,22 TL fazla bedele hükmedildiği, yine İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ilk kararında kamulaştırma bedelinin 235.022,45 TL'sinin derhal ödenmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince bu bedele dava tarihinden 4 ay sonrası olan 05.08.2018 tarihinden 18.03.2019 ilk karar tarihine, fark bedel olan 51.025,29 TL'ye ise dava tarihinden 4 ay sonrası olan 05.08.2018 tarihinden 26.09.2024 karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken, kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin tamamına dava tarihinden 4 ay sonrası olduğu belirtilerek hatalı olacak şekilde 06.06.2020 tarihinden karar tarihi olan 26.09.2024 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak belirtilen yönler düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.