Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12204 E. 2026/4895 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12204
Karar No
2026/4895
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1288 Esas, 2025/1227 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/117 Esas, 2023/649 Karar

Taraflar arasındaki tapu kaydındaki ipoteğin uyarlanarak bloke edilmesi ve fekkine ilişkin asıl dava ile tapu kaydındaki ipotek bedelinin artırılmasına ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacılar ... vd. vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 9336 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı ... lehine tesis edilmiş 08.03.1994 tarihli ve 900 yevmiye numaralı müşterek ipoteğin; ipotek bedeli olan 14,000,000.00 ETL'nin günümüz Türk Lirasına uyarlanması ile dosyaya depo edilmesi ve bunun mukabilinde ipoteğin davacılara ait paylar ve taşınmaz üzerinden fekkine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı ... vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ... tarafından resen ifraz işlemine tabi tutulduğunu, davacının hissesinden düzenleme ortaklık payı kesilerek davacıya tahsis edilmesi gereken bir kısım hissesinin davalıya tahsis edildiğini ve tapuya davalı adına tescil edildiğini, davacının bedele dönüştürülen 36,00 m² yerinin bedelinin arttırılmasını ve dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl davada davacılar birleştirilen davada davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin yüksek belirlendiğini, alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı Miyase Kanal vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini, depo edilen bedelin ödenmesinin kesinlik şartına bağlanmasının hatalı olduğunu, her iki dava içinde ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, yargılama sırasında geçen zaman nedeni ile güncel hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen ya da lehine tesis edilen ipotek karşılığının artırılması davalarında, taraflardan birinin kamu idaresi olması halinde 6487 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6 ncı maddenin on ikinci fıkrasının uygulanması mümkün olduğundan eldeki davada ipotek alacaklısı yada borçlusu kamu idaresi olmadığından bu maddenin uygulanması mümkün olmadığından arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre ipotek bedelinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu; ancak asıl davanın kabulüne karar verildiği hâlde yazılı gerekçe ile davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması, belirlenen ve depo ettirilerek karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verilen 207.000,00 TL için ödeme kararı verilmemiş ve faiz hükmü kurulmamış olması doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl dava davacılar birleştirilen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2.Asıl davada davalı birleştirilen dava davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacılar payı nedeniyle tesis edilen ipotek karşılığının artırılması ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12204, K. 2026/4895, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12204-e-2026-4895-k-5a74cadb10a7