Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12122 E. 2025/16554 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12122
- Karar No
- 2025/16554
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/582 Esas, 2025/602 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Banaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/571 Esas, 2024/449 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. köyü 2 96... parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin fahiş olduğunu, bilirkişi raporunun bilimsellikten ve objektiflikten uzak olduğunu, arazinin net gelir hesabında münavebeye alınan ürün sayısı ve ürünlerin hatalı olduğunu, yapılan net gelir hesabında üçlü münavebe yerine dörtlü münavebe alınmasının hatalı olduğunu, arpa ve buğday ekimi yapılan arazide aynı zamanda nohut yetiştirilmesinin verimi ciddi derecede düşürdüğünü, objektif değer artışının hakkaniyete aykırı olarak belirlendiğini, bilirkişilerin objektif değer artışının %10 olarak uygulanması gerektiğini belirttikleri bölümde bilimsel bir veriye dayanmadıklarını, kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesinde etkili olan etkenlerin aynı zamanda objektif değer artışı sebebi olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, arta kalan alanda değer düşüklüğü uygulamasının hata olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre belirlenen metrekare birim fiyatına uygun objektif değer artış oranı uygulanarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında ve arta kalan alanda %20 değer azalışı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği, dava 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığından faizin kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz olarak belirlenmesi yerinde ise de faizin karar tarihine kadar (derhal ödeme kararı verilmekle) işletilmesi gerekirken Mahkemece kararın kesinleşme tarihine veya kesinleşme öncesinde ödeme yapılması halinde ödeme tarihine kadar faiz işletilmesi hatalı olduğu, ayrıca 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 16 ncı maddesinde (04.04.2023 tarihli ve 7451 sayılı Kanun'un 11 inci maddesiyle) yapılan değişiklik ile davacı idare yargı harçlarından muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedilmesi doğru görülmemiş öte yandan faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerekirken Mahkemece dava tarihinin 4 ay sonrasından başlatılması hatalı ise de bu durum istinaf eden davacı idarenin lehine olduğundan ve davalı tarafın istinaf başvurusu bulunmadığından kaldırma sebebi yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiş, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince vekâlet ücreti kabul veya reddedilen miktarı geçemez hükmünü taşımakta olup, dahili davalı ...'nin kendisini vekil ile temsil ettirdiği ve adı geçen dahili davalının payına düşen bedelin 1.180,69 TL olmasına rağmen bu dahili davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de 1.180,69 TL olması gerektiği hâlde, 30.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de davacı idarenin bu hususa yönelik açıkça istinaf sebebi bulunmadığından kaldırma sebebi yapılmayarak davacı idare vekilinin harç ve faize ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.