Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11900 E. 2026/862 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11900
Karar No
2026/862
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/626 Esas, 2025/1153 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/505 Esas, 2024/452 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... Mahallesi 1339 parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin maliki olduğunu, davalı idarenin taşınmazdan yol geçirdiğini ve bedelini ödemediğini müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiği sebebiyle kamulaştırmasız el atma tazminatının el atma tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davada uzlaşma şartının yerine getirilmemesinden kaynaklı davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesindeki tazminat miktarını kabul etmediklerini, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının öncelikle uzlaşma başvurusunun bulunup bulunmadığının araştırılmasını, bulunmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın el koyma tarihi itibariyle niteliklerinin değerlendirilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat bedelinin yüksek belirlendiğini ve dava konusu taşınmazın rayicinin üzerinde bedel belirlendiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ceviz bahçesi niteliğini taşıdığını, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2023 yılı verilerinin dosya içerisinde bulunduğu, bilirkişi kurulunca 2023 yılı verilerine göre ve tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinin ve bilirkişi kurul raporunda belirtilen taşınmaz özellikleri dikkate alınarak %400 oranında objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olduğu, bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmaz üzerinde zemin bedeline usulünce değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, bu haliyle; davaya konu taşınmaz bakımından dava tarihi olan 2023 tarihi itibarıyla ve netice olarak arazi metrekare birim değeri olarak 1.265,31 TL/m²nin tespit edilip ve bu değer üzerinden toplam tazminat bedelinden davacının hissesine düşen bedelin hesaplanması, ıslah dilekçesi dikkate alınarak bu toplam bedel üzerinden davanın kabulüne ve bu bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, dava konusu taşınmazda davacının hissesinin iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesinin, istinafa gelen tarafın sıfatı gözetilerek ve sonucu itibarıyla uygun bulunduğu gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşıldığından davalı idare aleyhine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11900, K. 2026/862, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-11900-e-2026-862-k-32d5014eadab