Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11389 E. 2026/3322 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11389
Karar No
2026/3322
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/98 Esas, 2025/106 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 23... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; idare tarafından takdir edilen bedelin gerçek bedelin cok altında olduğunu, kıymet takdir raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, taşınmazın şehrin en değerli mevkiinde bulunduğunu, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ve 2017/40 Esas, 2020/160 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2021 tarihli ve 2021/421 Esas, 2021/567 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; aynı amaçla kamulaştırılan ve dava konusu taşınmaza yakın mesafede bulunan 1 23... parsel sayılı taşınmaza değerlendirme tarihi olan Temmuz/2013 itibarıyla 371,00 TL/m² birim fiyat takdir edildiği ve bu bedelin Dairemiz denetiminden geçerek onandığı, ayrıca Dairemizce temyize konu dosya ile aynı tarihte temyiz incelemesi yapılan Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/296 Esas, 2020/79 Karar sayılı dosyasında, aynı bilirkişi heyetince aynı emsal esas alınmasına rağmen, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama uygulamasına göre dava konusu taşınmaza çok yakın mesafede olan 1 30... parsel taşınmaz için 1.122,90 TL/m² birim fiyat belirlendiği hâlde, dava konusu taşınmaz için 605,44 TL/m² birim fiyatı takdir edildiği anlaşıldığından bilirkişi raporu inandırıcı bulunmadığından kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli ve 2022/22 Esas, 2023/197 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; bozma öncesi verilen kararda dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapı bedeli bozma konusu yapılmadığı hâlde, davacı idare ve davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek bozma sonrası verilen kararda yapı ve ağaç bedelinin yeniden hesaplanarak düşük bedele hükmedilmesi ve Mahkemece verilen ilk kararın bozma ile ortadan kalktığı gözetilmeksizin tescil hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmediğinden kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, dava konusu taşınmaz için tespit edilen bedelin fahiş olduğunu, davanın kabulüyle birlikte kamulaştırma bedelinin bankalardan ödemesi sırasında vadesi geçmiş borç durumunu gösterir güncel tarihli belge aranılması hususunun karara eklenmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe 1.Temyiz olunan nihai kararın bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın dışındaki temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmazın 142/144 hissesinin davalılara ait olduğu gözetilmeden tam zemin bedeline hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinini ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) ve (4) numaralı bentlerde yer alan " 249.859,55" sayısının çıkartılarak, yerine "246.851,14" sayısının yazılması, (6) numaralı bendinde yer alan " 5.112,31" sayısının çıkartılarak, yerine "2.103,90" sayısının yazılması, hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Davacı idare tarafından fazla bloke edilen 3.008,41 TL'nin "davalılar tarafından bankadan çekilmişse çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş nemaları ile davalılardan alınarak davacıya iadesine, çekilmemişse işlemiş nemalarıyla birlikte davacıya iadesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11389, K. 2026/3322, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-11389-e-2026-3322-k-72d3267b588e