Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11088 E. 2026/3401 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11088
Karar No
2026/3401
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/131 Esas, 2025/899 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, ... ilçesi, ... köyü 852 (ifraz sonrası 1103) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın kamulaştırılmak istenen kısmının gerçek değerinin, kamulaştırmadan arta kalan kısmın gerçek azalışı bedelinin tespiti ile müvekkili adına bloke edilmesine, bedelin bloke edilmemesi halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli ve 2022/208 Esas, 2022/344 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli ve 2022/2536 Esas, 2024/53 Karar sayılı kararı ile kısmen zeytinlik, kısmen de fıstıklık niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu belirtilerek ve hüküm fıkrasında faiz hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli ve 2022/2536 Esas, 2024/53 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosya arasında bulunan (Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi ilk karara esas alınan) 20.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda kamulaştırmadan arta kalan kısmın küçülerek üçgen şekli alması ve yola cephesini kaybetmesinden dolayı bu kısımda %20 oranında değer kaybı oranı öngörüldüğü gözetildiğinde arta kalanın geometrik durumu, yüzölçümü, bilirkişi raporunda belirtilen özelliklerine göre hakkaniyete uygun bir değer kaybı oranı belirlenmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra hükme esas alınan raporda yeterli gerekçelendirme yapılmadan, değer oranları arasındaki fahiş fark irdelenmeden Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında gerekçesiz belirlenen %2 oranı üzerinden düşük değer azalışına hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin yerinde olduğu belirtilerek, hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararı doğrultusunda dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasından arta kalan 1102 parsel sayılı taşınmazda %20 oranında değer düşüklüğü oluşacağı belirtilerek buna göre hesaplama yapılmak suretiyle tespit edilen bedel üzerinden davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile baraj gölü sahası içerisinde kalması sebebiyle davacı idare lehine tapudan terkinine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kalan alan için hesaplanan %20 oranında değer azalışının yüksek olduğunu, keza kalan alanın kamulaştırmadan önce de şeklinin üçgen olduğunu, sunulan bilirkişi raporlarının yetersiz, bilimsellikten ve objektiflikten uzak olduğunu, net gelir hesabında antep fıstığı veriminin periyodisite göz önüne alınarak hesaplanması gerektiğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedeline Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğini, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11088, K. 2026/3401, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-11088-e-2026-3401-k-fee76b53a5c3