Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10992 E. 2026/5441 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10992
- Karar No
- 2026/5441
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2030 Esas, 2025/1718 Karar KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/231 Esas, 2024/58 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... . Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı idare vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine,diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Bir kısım davalılar vekillerince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31.03.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ... ve davalılar ... vd. vekili Avukat ... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 1 52... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Bir kısım davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasıflı olduğunu, idare tarafından takdir edilen bedelin emsallerine göre düşük olduğunu, taşınmazın belediye mücavir alan sınırları içerisinde olduğunu, belediye hizmetlerinden yararlandığını ileri sürmüşlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının yüksek alınması suretiyle bedelin fazla belirlendiğini, aynı bölgede %5 oranında kapitalizasyon faizi uygulandığını, münavebenin hatalı, verimlerin yüksek alındığını, taşınmazın objektif değer artışı uygulanmasını gerektiren bir konumda bulunmadığını, aynı bölgede daha düşük objektif değer artışı uygulanırken dava konusu taşınmaza daha yüksek objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, süresinden sonra sunulan dilekçe ile faize dair uygulamanın yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Bir kısım davalılar vekilleri istinaf dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazın organize sanayi tesisi alanında yer aldığını, hobi evlerine bitişik konumda olduğunu ve her türlü belediye hizmetinden yararlandığını, etrafının meskun olduğunu ve arsa olarak kabul edilmesi gerektiğini, arazi olarak değerlendirilecek olsa dahi sulama imkanı olduğundan sulu arazi olarak kabulü gerektiğinden münavebenin hatalı olduğunu, objektif değer artışının daha yüksek olması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arazi niteliğinde kabulü ile değerinin arazi niteliğine uygun olarak belirlenmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği, Dairelerine aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarında bölge genelinde kapitalizasyon faiz oranının %4 uygulandığı ve bunun kabul gördüğü, taşınmazın niteliği dikkate alındığında %3.5 oranında kapitalizasyon faiz uygulanmasının mümkün olmadığı, kaldı ki kaldırma kararı öncesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu oranın %4 alındığı ve bu hususta bir kaldırma yapılmadığı dikkate alınmadan kapitalizasyon faiz oranını %3.5 alarak bedel belirleyen bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan fazla bedel tespiti doğru olmadığından ve tespit edilen kamulaştırma bedelinin 3.513.770,04 TL’lik bölümünün ilk karar ile birlikte ödenmesine karar verildiği dikkate alınarak, bu bedel bölümüne ilk karar tarihine kadar faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden tüm kamulaştırma bedeline ikinci karar tarihine kadar faiz işletilmesine karar verilmesi hatalı olduğundan, Dairelerince resen yapılan hesaplama ile kamulaştırma bedeli belirlenerek ve belirlenen bedele Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı uyarınca dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz uygulanmak suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiğinden bir kısım davalılar vekillerinin başvurularının esastan reddine, davacı idare vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine,diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca, dava tarihi esas alındığında Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince kararda uygulanan faizin türü ve başlangıç-bitiş tarihlerinin hukuka aykırı belirlendiği ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Bir kısım davalılar vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı gözetildiğinde dava tarihi itibarıyla, tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği hâlde bu husus kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmayıp, davacı idare vekilinin istinaf dilekçesinde, bu hususa ilişkin olarak istinaf başvurusu bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davacı idare vekilinin bu yöndeki temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Aynı kamulaştırma kapsamında olup dava konusu taşınmaza yakın mesafede bulunan 1 52... parsel sayılı taşınmaza 01.05.2021 tarihi itibari ile arsa olarak değerlendirme yapılmak sureti ile 150.00 TL/m² birim fiyatı üzerinden değer biçildiği ve bu kararın Dairemizin 2025/7598 Esas, 2025/16754 Karar sayılı ilamı ile onandığı, yine taşınmaza yakın mesafede bulunan 1 49... parsel sayılı taşınmaza da arsa olarak 01.05.2021 tarihi itibarı ile 150.00 TL/m² birim fiyatı üzerinden değer biçildiği ve Dairemizin 2025/7596 Esas, 2026/1345Karar sayılı ilamı ile onandığı dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz için aynı değerlendirme tarihi itibarıyla arazi olarak 126.25 TL/m² birim fiyatı üzerinden değer belirleyen rapora göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
5. Bu durumda dava konusu taşınmazın da arsa niteliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle bu niteliğine uygun olarak değer biçilmesi gerektiğinden taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi için, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak denetime elverişli rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine,
Taraflar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 40.000,00 TL vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.