Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10438 E. 2026/4875 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10438
Karar No
2026/4875
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/353 Esas, 2025/804 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/153 Esas, 2023/486 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 inci maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili ile davalılar ... vd. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... vd. vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi 3226 parsel sayılı taşınmazın usulüne uygun kamulaştırılarak kamulaştırma bedelinin o zamanki tapu maliki adına bankaya bloke edildiğini ve bankadan çekildiğini, kamulaştırma işlemi kesinleşmesine rağmen tapu maliki ve mirasçıları tarafından tapuda ferağ verilmediğini ileri sürerek kamulaştırılan taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalılar ... vd. cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini istemiştir.

2. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

3. Diğer davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın davacı idare tarafından kamulaştırıldığı tarihte tapu kayıt maliklerinin ... , ... ve ... kardeşler olduğu, kamulaştırma işlemlerinin adı geçen hak sahiplerine usulüne uygun tebliğ edilmediği, ancak taşınmazdaki payları ...'dan gelen ...'ın çocukları davalılar ..., ... ve ... tarafından Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/432 Esas sayılı dosyasında, kök parsel olan 1068 parsel sayılı taşınmaz yönünden tezyidi bedel davası açıldığı, bu nedenle işbu davalılar yönünden kamulaştırma işleminin kesinleştiğinin sabit olduğu; diğer davalılar yönünden yapılan incelemede, kamulaştırma işleminin tebliğine dair ölü kişi adına çıkarılan noter tebligatlarının geçersiz olduğu, kamulaştırma bedelinin ödendiğinin de davacı idarece ispat edilemediği gerekçesiyle davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalılar ... vd. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma işleminin usulüne uygun tamamlanıp kesinleştiğini, davalıların kamulaştırma işleminden haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın tümden kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılara babaları ...'dan intikal eden kök 1068 parselin 1/3'ü için tezyidi bedel davası açıldığını, ...'dan davalılara intikal etmesi gereken 1/6 paya ilişkin usulüne uygun herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını, kamulaştırma bedelinin de ödenmediğini, kamulaştırma işleminden haberdar olmadıklarını, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına karar verildiği tarihte tapuda davalıların murisleri olan ..., ... ve ... adına kayıtlı olduğu, kamulaştırma işleminin tebliğine dair ölü kişilere yapılan noter tebligatlarının geçersiz olduğu, kamulaştırma bedelinin malike ödendiğine dair dosyaya delil sunulmadığı, ..., ... ve ... haricindeki davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/432 Esas sayılı dosyasında, ..., ... ve ... tarafından murisleri...'ın dava konusu taşınmazdaki 1/3 payına ilişkin olarak tezyidi bedel davası açıldığının anlaşıldığı, tapu kaydının ve tedavüllerinin incelenmesinde, davalılar ..., ... ve ...'ın murisleri...'dan intikal eden paylarının uzlaşma tutanağı ile 04.12.2017 tarihinde davacı idare adına tapuya tescil edildiği, davalılar ..., ... ve ... aynı zamanda dava konusu taşınmazın hissedarlarından ...'ın miraşcısı olup, tapudaki mevcut paylarının murisleri ...'dan intikal ettiği, anılan davalıların murisleri...'ın tapudaki payına ilişkin olarak tezyidi bedel davası açtıkları, ... mirasçıları olarak tezyidi bedel davası açmadıklarının anlaşıldığı, tüm bu nedenlerle davanın tümden reddi gerektiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... vd. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma işleminin usulüne uygun tamamlanıp kesinleştiğini, davalıların kamulaştırma işleminden haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Buna karşın, dava konusu taşınmaz tapu kayıt maliki olan davalı ...'in gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,

2. Kamu düzenine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeli karar başlığının davalılar kısmına " ... " ad ve soyadının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10438, K. 2026/4875, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10438-e-2026-4875-k-5e2573b08fa3