Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10236 E. 2026/2608 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10236
Karar No
2026/2608
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2538 Esas, 2025/728 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/477 Esas, 2021/660 Karar

Taraflar arasındaki tapu tescil, mümkün olmadığı takdirde arsa paylarının düzeltilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ... ve yetki belgesine istinaden davalı ... ... vd. vekili Avukat ... gelmişler, diğer davalılar duruşmaya katılmamışlardır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde 1976 tarih ve 11372 tasdik tarihli projeye göre kat irtifakı tesis edilmiş olup halen tapuda tescilli bulunan bu kat irtifakına göre 15/120 hissesi bulunan 13 nolu bağımsız bölümün davacı adına, diğer taşınmazların davalılar adına tescilli olduğunu, kat irtifakı kurulduktan sonra tadilat projesine göre 1981 tarihinde Yapı Kullanma İzin Belgesi alındığını, yapı kullanma izin belgesine göre binaya ... kattaki 14 nolu bağımsız bölümün ilave edildiğini, bu bağımsız bölümün arsa payının davacının arsa payından ve 12 numaralı dairenin arsa payından kesinti yapılarak karşılandığını, bu nedenle de mülkiyetinin 12... numaralı dairelere ait olacağı kararlaştırıldığını ve diğer bağımsız bölüm arsa paylarının aynen korunduğunu, tüm kat maliklerince imzalar tamamlanmadığı için 14 nolu bağımsız bölümün tapuya tescil edilemediğini belirterek 12... numaralı bağımsız bölümlerin arsa paylarının 13/170, 14 numaralı dairenin arsa payının 4/170 olarak 12... numaralı malikler adına tesciline, mümkün olmaması durumunda arsa paylarının yeniden tespit edilerek düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; tadilat projesine bütün kat maliklerinin onay vermediğini ancak tadilat projesine göre yapı kullanma izin belgesi alındığını, tadilat projesinin hukuka aykırı tasdik edildiğini, dava konusu taşınmazın riskli yapı olduğunu, yeniden inşa edilmesi konusunda mutabakata varıldığını, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tadilat projesinde yer alan 14 nolu bağımsız bölümün 4/170 arsa payı, bağımsız bölüm planına göre sadece 12 nolu ve davacıya ait 13 nolu dairelerin arsa payından kesinti yapılmak suretiyle karşılanmış olduğunu ,diğer bağımsız bölümlerin arsa paylarının aynen muhafaza edildiğini, bilirkişi heyetinin değerlendirmesi ile davada haklı olduklarının tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın mevcut projsine göre bağımsız bölümlerde her birinin arsa paylarının yeniden hesaplanarak tapuda düzeltilmesi sonucunda, arsa paylarında azalmalar söz konusu olabileceğinden denkleştirici adalet ilkesi gereğince, bilirkişi heyeti tarafından tarafların arsa paylarında oluşacak değer farkı nedeniyle ödenecek güncel bedelin de ayrı ayrı hesaplanması gerektiğinin itiraz dilekçesinde belirtildiğini fakat bu hususta ilk derece mahkemesince değerlendirme yapılmadığını, dava konusu taşınmazın 1979 yılına ait tadilat projesinde, 5 normal katta toplam 13 bağımsız bölüm, ... katta ise B1 nolu 4/170 arsa paylı daire bulunduğu, 12... nolu bağımsız bölümlerin arsa paylarının 13/170'e düşürüldüğü, ... katta ayrıca kapıcı dairesi, kalorifer ve sığınak olduğu görüldüğünü alınan bilirkişi raporu ile bu durumun teyit edildiğini, bu amaçla 14 nolu bağımsız bölüm arsa payı davacının arsa payından alındığı için 13 nolu bağımsız bölüm ve 12 nolu bağımsız bölüm adına tescilinin gerektiğini, yine ilave edilen ... kattaki (14) nolu daireye ilişkin 1979 tarih ve 8121 tasdik tarihli tadilat projesi, 27/03/1981 tarihli bağımsız bölüm listesi ve binanın tamamına ait 1981 tarih ve 3144 sayılı yapı kullanma izin belgesinin dosyada bulunduğunu, bu sebeple 14 nolu bağımsız bölümün tescilinin şart olduğunu,taşınmazın mimari özellikleri göz önüne alındığında mevcut arsa paylarının teknik açıdan doğru belirlenmediğinin tespit edildiğini ayrıca davada yerel mahkemece usulüne uygun yargılama yapılmadığı istinaf mahkemesince bu itirazlarının dikkate alınmadan başvurularının reddine karar verilmesinin davacının mağduriyetine neden olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle tadilat projesine göre ilave edilen 14 nolu bağımsız bölümün tapuya tescil edilmesi için tüm kat maliklerince izin alınması gerektiğinden ve bu izin için tüm kat maliklerinin imzası alınmadığından tadilat projesinin hayata geçirilemediği yani onaylanmadığı, yani ana taşınmazda 14 nolu bağımsız bölümün eklenmediği, bu sebeple davacının tescil talebinin mümkün olmadığı, dosya kapsamında bulunan tapu kaydı incelendiğinde davacının arsa payının ana taşınmazın ilk tesisten olduğu gibi 15/170 olup halen bu arsa payının korunduğu, davacının arsa payında herhangi bir azalma bulunmadığı, kat irtifakına geçiş tarihinde bağımsız bölümlerin değerinde ve arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan veya arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığından mahkemece arsa paylarının düzeltilmesi davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu tescil, mümkün olmadığı takdirde arsa paylarının düzeltilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Aleyhine temyiz olunan davalılar ... vd. yararına 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10236, K. 2026/2608, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10236-e-2026-2608-k-4df017b17b97