Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10205 E. 2025/17449 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10205
- Karar No
- 2025/17449
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1462 Esas, 2025/845 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/376 Esas, 2023/324 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. Köyü, .. .. mevki, 21 55... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu dava konusu taşınmazın değerinin davacı tarafından çok düşük hesaplandığını, davaya konu taşınmazın belediye sınırları içinde kaldığı ve belediye hizmetlerinden yararlandığını, tarıma elverişli olduğunu, konumu nedeniyle büyük şehirlere, lojistik ve tedarik bölgelerine yakın ve ulaşımının kolay olduğunu, kıymet takdirinin yapıldığı tarih üzerinden uzun zaman geçtiğini ve paranın değer kaybettiğini, bu nedenle teklif edilen bedelin geçerliliğinin kalmadığını beyan ederek hakkaniyete uygun olarak taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıymet takdiri raporunda belirlenen bedel ile bilirkişi raporu belirlenen bedel arasında fahiş fark bulunduğunu, dava konusu taşınmaz tarla vasfında iken arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmaza belirlenen bedelin fahiş olduğunu, dava konusu taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanmadığını, meskun mahalde bulunmadığını belirterek, öncelikle tehir-i icra taleplerinin kabulüne, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icranın geriye bırakılmasına, yerel mahkeme kararının bedel yönünden kaldırılarak hakkaniyete uygun bedel belirlenerek taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiş.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilmesi gerektiği beyan edilmesine ve hesaplama yöntemi olarak emsal taşınmaz yöntemi kullanılmasına rağmen; davaya konu taşınmazın bedel tespiti yapılırken tarla vasfındaki taşınmazın emsal olarak kabul edilmesinin çelişki içerdiğini, müvekkillerine ait taşınmazın çok daha değerli olduğunun kabul edilmesi gerekmekteyken yerel mahkeme tarafından mezkur şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu taşınmaza ilişkin olarak belirlenen bedelin eksik ve hukuka aykırı olduğunu, Yerel mahkeme tarafından kararın verildiği itibariyle davanın açılmasının üzerinden 11 ay gibi bir süre geçtikten sonra müvekkillerinin kamulaştırma bedellerine ulaşabildiklerini, hükmedilen kamulaştırma bedelinin 5-10 katına dahi davaya konu taşınmazın satın alınabilmesinin güncel piyasa fiyatlarında mümkün olmadığını, kamulaştırma bedellerinin hukuka uygun şekilde tespitine, yargılama harç ve giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli ... Planında, organize sanayi bölgesi alanında kaldığı, Dairelerince Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında, arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırma yöntemiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak; üzerindeki fındık ağaçlarına kapama fındık net gelirine göre belirlenen bedelden mutat münavebe ürünlerine göre belirlenen bedel indirilmek suretiyle değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.