Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9994 E. 2025/2519 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9994
Karar No
2025/2519
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/306 Esas, 2024/185 Karar DAVA TARİHİ : 02.10.2012 KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davada tazminat talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, asıl ve birleştirilen davalarda ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 ve 432 nci maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Hüküm altına alınan ve redolunan ecrimisil miktarı Mahkeme karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 20.520,00 TL nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; ecrimisil talebi ile ilgili olarak taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Taraf vekillerinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat talebine ilişkin olarak gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ağrı ili, ..., ...köyü 561 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığından tazminat ve ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

2. Bozma sonrası birleştirilen 2018/1063 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ağrı ili, ..., ...köyü 561 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığından ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

3. Bozma sonrası birleştirilen 2023/161 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ağrı ili, ..., ...köyü 561 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığından ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, el atma bulunmadığını, idareye başvurulmadan dava açıldığını beyan etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.06.2013 tarihli ve 2012/130 Esas, 2013/228 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece yapılan inceleme sonucunda; Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün tüzel kişiliğinin bulunmadığı yönündeki husumet itirazı, Bakanlığın yasal hasım olması nedeniyle yerinde görülmemiş mahallinde yapılan keşif sonucu, arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir metoduna göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiş; ancak dava konusu taşınmazın toplulaştırma proje sahasında kalmakta olduğu ve toplulaştırma çalışmalarının sürdüğü anlaşıldığından Tarım ve Orman Bakanlığından dava konusu taşınmazlarda yürütülmekte olan toplulaştırma işleminin hangi aşamada olduğu sorulup, proje çalışmasına davalı kurum ya da işin ihale edildiği kuruluş tarafından başlanmış olması hâlinde, bu çalışma sonucu beklenerek oluşacak yeni tapu kayıtları mahalline uygulanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, proje çalışmalarına başlanmamış olması hâlinde, dava konusu taşınmazlara fiilen el atan idarenin davaya dahil edilerek bedelin taşınmaza el atan idareden tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması, dosyada görevlendirilen bilirkişilerin Tarım ve Orman Bakanlığı İl Müdürlüğünde çalıştıklarının anlaşılması hâlinde yeniden bilirkişi tayini suretiyle mahallinde keşif yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 12.06.2024 tarihli ve 2014/306 Esas, 2024/185 Karar sayılı kararı ile toplulaştırma çalışmaları DSİ Genel Müdürlüğü tarafından devralındığından taraf değişikliği yapıldıktan sonra asıl davada tazminat istemi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, asıl ve birleştirilen davalarda ecrimisil istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihi çok eski olduğundan son rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, yasal faizin düşük ve anlamsız kaldığını, yargılama gideri ve vekâlet ücretlerinin düşük hesaplandığını ve hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava hakkının kötüye kullanıldığını, lehe vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, vekâlet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulamayacaklarını, kamulaştırmasız el atmadan bahsedilemeyeceğinden davanın reddi yerine konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığını, ecrimisil isteminde bulunulamayacağını, raporun hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla mülga 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2024 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Taraf vekillerinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizleri Yönünden; Taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Taraf vekillerinin Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Taraf vekillerininn yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9994, K. 2025/2519, T. 25.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9994-e-2025-2519-k-a537bf21a4c2