Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9827 E. 2025/6725 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9827
Karar No
2025/6725
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2352 Esas, 2024/2934 Karar KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Hadim Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/565 Esas, 2023/220 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacı idare vekili yönünden esastan reddine, davalı vekili yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ... ilçesi, ... Kasabası, ... 336 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın maliklerinin geçmişe dönük çiftçi kayıt sistemi kayıtlarının talep edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz ya da maliklerin aynı bölgede bulunan diğer taşınmazları için devletten ayni / nakdi destek alıp almadıklarının kontrol edilmesi gerektiğini, taşınmazların çiftçi kayıt sisteminde yer almakta olup resmî olarak tarım arazisi vasfında olduğunu, halihazırda ve tapuda arsa özelliği taşımayan Dedemli Mahallesinde bulunan çiftçi kayıt sistemine de kayıtlı tarla veya bahçe olan taşınmazların arsa olarak değerlendirildiğini, idare tarafından tespiti yapılan hali hazırda ve çiftçi kayıt sisteminde de tarla veya meyve bahçesi olan taşınmazların özellikle kasten arsa olarak hesaplandığını, Dedemli Belediyesince 2007 yılında İller Bankasına yaptırılan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının hiç tatbik edilmediğini düzenleme ortaklık payı kesintisinin yapılmaması ile sabit olduğunu, Bozkır Barajı kamulaştırma sahasındaki parsellerin, Konya ili, Bozkır ve Hadim ilçe sınırları içinde bulunmakta olup, kısmen ve tamamen kamulaştırılacak tüm taşınmazların, nazım ve uygulama imar planı sınırları dışında olduğunu, idare ve mahkeme bilirkişi raporları arasında idare aleyhine (3 ile 5 kat arasında) oransızlık olduğunu, mahkeme bilirkişi raporlarının, mahkemeyi yanıltıcı ve hatalı olup idare aleyhine olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde irtifak tesisi olmadığından irtifak tesis eden kuruma durumun sorulduğunu ve müzekkere cevabı ile kurumun bir ilgisinin olmadığının anlaşıldığını, bu sebeple değer düşüklüğü hesap edilmeden kamulaştırma bedeli takdir edilmesini talep ettiklerini, ilgili tapu müdürlüğünden gönderilen kararın da dava konusu parsel ile bir ilgisinin bulunmadığını, gerekirse direk yeri yahut tel açısından bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesini talep ettiklerini, aksi durumda lehine irtifak tesis edilen kurumca dahi bilinmeyen bir şerhten dolayı değer düşüklüğü hesaplanmamasını talep ettiklerini, ayrıca irtifak tesis eden kurumun kamulaştırılan alan ile hiçbir ilgisinin de bulunmadığını, tüm bu hususlarla ilgili yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, değer düşüklüğü oranının da fazla alındığını, yapılan değerlendirmeler sonucu davalının arsasının değerinin çok düşük kaldığını, bilirkişi raporlarında ara ziraatın gözardı edildiğini, taşınmazlar üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaşına, adetine göre yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu ve üretim masraflarının gerçek değerin çok üzerinde gösterildiğini, mütemmim cüz değerlerinin eksik hesaplanmış olup, ortalama fiyatların altında olduğunu, bilirkişilerin uyguladıkları münavebede verimleri düşük, maliyetleri yüksek gösterdiklerini, ortalama verim verilerini uygulamadıklarını, kapitalizasyon oranlarının fazla belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi olup, kapama meyve bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza % 4 kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle, değerlendirme tarihi itibarıyla ilgili İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine dayanılarak, olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline dair verilen kararda ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazın tapu kaydında ... Genel Müdürlüğü lehine olan irtifaka ilişkin dayanak belgelerin getirtildiği, ... Genel Müdürlüğü ve ... Genel Müdürlüğünden alınan bilgilerden ilgili irtifaka ait belge bulunmadığı anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile bedel yönünden hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9827, K. 2025/6725, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9827-e-2025-6725-k-0b6fe568800a