Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9800 E. 2025/5421 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9800
- Karar No
- 2025/5421
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1131 Esas, 2024/1239 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinde geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 6168 parsel sayılı taşınmaza davalı idarelerce usulüne uygun kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ara arterde bulunduğunu ve sorumluluğun ilçe belediyesinde olduğunu, bu sebeplerle davanın reddini talep ve beyan etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamının ana arterde olduğunu, müvekkil idareye husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/253 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararı ile davanın davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2024 tarihli ve 2022/1449 Esas, 2024/77 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı ... Başkanlığının yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği, böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2024 tarihli ve 2022/1449 Esas, 2024/77 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davalı ... vekilinin Mahkemenin gerekçeli kararının tebliğ edilmediği, sadece davacı tarafın istinaf başvuru dilekçesinin tebliğ edildiği, davalı idare tarafından bu nedenle istinaf yoluna başvurulamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, Mahkemenin gerekçeli kararının davalı ... Başkanlığına tebliği ile istinaf süresi de beklendikten sonra istinaf başvurusu yapılması halinde hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmesi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtilen esaslar gözetilerek yapılan yargılama sonunda davanın davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın davalı ... Belediyesi yönünden de kabulüne karar verilmesi gerektiğini, aleyhe yargılama gideri ve ücreti vekâlete hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bedelin çok düşük olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsalin uygun nitelikte olmadığını, bedelin fahiş olduğunu, harcın maktu olması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelin idarelerden tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun ( 2942 sayılı Kanun ) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırılması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4.2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre arsa niteliğindeki taşınmaza değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerden ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir. 5.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal alınan taşınmazın, dava konusu taşınmazdan oldukça büyük yüzölçümlü olduğu, dava konusu taşınmazın değerinin objektif ve sağlıklı bir biçimde tespitinin mümkün olamayacağı anlaşılmakla emsal dava konusu taşınmaza uygun nitelikte görülmemiştir. 6. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacılar ve davalı ... Belediyesi Başkanlığından peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.