Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9730 E. 2025/7324 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9730
- Karar No
- 2025/7324
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/288 Esas, 2024/1748 Karar DAVA TARİHİ : 19.03.2020 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/75 E., 2022/674 K.
Taraflar arasındaki kamulaştırma öncesi dava konusu taşınmaza yapılan iyileştirme bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... ili, ... yolu ilçesi, .... Mahallesi ... yol altı mevkiinde bulunan 2 07... (ifraz sonrası 2 07... ) parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, ... konumunda bulunan taşınmazlarını kamulaştırma işlemi olacağını bilmeden büyük bütçeler ödeyerek yol seviyesine indirdiklerini, sonrasında idarece kamulaştırma yapıldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla haksız eylemden dolayı müvekkilin uğramış olduğu zararlara ilişkin karşılık şimdilik 50.00 TL tazminatın işleyecek faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 23800 m² olarak tapuda kayıtlı olduğu, bu taşınmazın 11984 m²lik kısmının ... tarafından kamulaştırıldığını, 2245.53 m²sinin ise yine Karayolları Genel Müdürlüğünce yol olarak kamulaştırmasız el atmasından dolayı yapılan yargılama sonucunda bedeline hükmedilip yol olarak tapudan terkin edildiğini ve bu parsel hakkında açılan davaların sonuçlandığının anlaşıldığını, davacı vekilinin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/705 Esas sayılı kesinleşen dava dosyasında müvekkiline ait taşınmazın aslında 24.090,90 m² olduğunun ve bu hususun 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41 nci maddesi uyarınca Kadastro Müdürlüğünce düzeltildiğinden bahisle davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadan 758,26 m²lik bölümüne el atılması sebebiyle bedelini talep ettiğini, davacı vekili davacıya ait kamulaştırılan taşınmazdan kamulaştırma planı içerisinde kalan 758,26 m²lik bölüme de el atıldığından bahisle bedel davası açmış ise de bu husus 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 14 ncü maddesinde belirtildiği şekilde bir maddi hata olup, bu husustan kamulaştırma işleminin tebliğinden itibaren 30 gün içinde adli yargıda açacağı dava ile bedelini talep etmesi gerekirken söz konusu hak düşürücü süre geçtikten sonra yapılan hesaplama sonucu 758.26 m²lik bölüme kamulaştırmasız el atıldığından bahisle açtığı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle davacının hukuki dayanaktan yoksun taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun'un 14 nci maddesinde belirtildiği şekilde tebligat gününden ya da ilan tarihinden itibaren 30 gün için idari yargıda iptal ve adli yargıda maddi hatalara karşı adli yargıda dava açılabileceğini, davaya konu parsel hakkında açılan bedel tespit ve tescil davasının sonuçlandığını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, davacıların bedel tespit ve tescil davasında istinaf dilekçesinde bu konuya değinmediklerini, davacı vekilinin meydana geldiğini iddia ettiği zararla ilgili olarak kanıtlayıcı somut delil ibraz etmediklerini, zarar ile müvekkilinin sorumluluğu arasında illiyet bağının bulunmadığını, bedelin yüksek hesaplandığını belirterek yerel mahkeme kararının istinaf yoluyla incelenerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın mevcut durumu ile kamulaştırıldığı, iyileştirme işleminin niteliği de dikkate alındığında temadi eden eylem olmayıp yapılmakla bittiği (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 17.01.2023 tarihli ve 2022/4762 Esas, 2023/409 Karar sayılı bozma kararı yine aynı Dairenin 17.01.2013 tarihli ve 2012/19565 Esas, 2013/493 Karar sayılı bozma ilamı, ), bu durumda iyileştirme masraflarının kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında ileri sürülmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini; ancak davacılar tarafından bedel tespit ve tescil dosyasında ileri sürülmüş ise de istinaf konusu yapılmadığı, ilgili dosyanın kesinleştiği ve eldeki davada bu iddianın dinlenemeyeceği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın reddi yönünde yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kamulaştırma işlemi olacağını bilmeden ... konumundaki taşınmazlara büyük bütçeler ödeyerek yol seviyesine indirdiklerini, kamulaştırma işleminden dolayı da sadece yer bedelinin ödenecek olmasının büyük mağduriyet oluşturduğunu, Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararı incelendiğinde emsal karar olarak belirtilen Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2022/4762 Esas, 2023/409 Karar sayılı dosyaya konu bedel tespiti davasının kesinleştiğini, iş bu dava bedel tespiti davası devam ederken açıldığından müvekkillerin talebiyle ve derdest mükerrer talepler olmaması açısından istinaf konusu yapılmadığını, iş bu davanın 4 yılı aşkın süredir devam etmekte olduğunu, bedel tespiti davası devam ederken hem kurum dava dilekçesinde taleple bağlılık hem de nakliye kazıyıcı işçilik talepleri bedel tespiti davasında incelenemeyeceği için açıldığını, ret kararı verilmesinin haksız, hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.