Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9504 E. 2025/4849 K. – Yargılamanın

Konu: Yargılamanın İadesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9504
Karar No
2025/4849
Karar Tarihi
Konu
Yargılamanın İadesi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2081 Esas, 2024/1393 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/467 Esas, 2023/193 Karar Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 4460 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalı tarafından müvekkili aleyhine açılan kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davasında Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/167 Esas, 2019/70 Karar sayılı kararı ile tazminata hükmedildiğini ve kararın Dairemizin 2021/972 Esas, 2021/8989 Karar sayılı ilâmı ile onandığını, kararın 16.06.2021 tarihinde kesinleştiğini, davalı tarafından başlatılan ilâmlı icra takibi sonucunda kamulaştırma bedeli, faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücreti kalemlerinin tahsili için Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2021/7567 Esas sayısına dosyasındaki icra emrine binaen müvekkili idare tarafından 13.07.2021 tarihinde toplam 297.078,29 TL ödeme yapıldığını, mahkeme kararı gereğince Sincan Tapu Müdürlüğüne dava konusu hissenin müvekkili idare adına tapuya kayıt ve tescil edilmesi için başvurulduğunu; ancak 25.04.2022 tarihli cevabi yazıda dava konusu taşınmaz Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/167 Esas, 2019/70 Karar sayılı yazısı ile ... adına olan 535 m² için kamulaştırılması istenilmiş ise de 540/12360 hisseden 135 m² hisse geldiği ve 400/12360 hisseden ise düzeltme sonucunda 100 m² hisse gelerek toplamda 235 m² ... adına kayıtlı olduğundan kararın infazının yapılamadığının belirtildiğini, mahkeme kararında 535 m² için hükmedilen bedelin idarece ödenmesine rağmen taşınmazın müvekkili idare adına tescil işlemleri yapılamadığı için kamu zararı oluştuğunu, dosyanın davacısının haksız şekilde zenginleştiğini, kişinin tapu kaydında maliki olduğu hisse miktarını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, verilen kararın davacının dava açma yetkisi olmayan hisseleri de kapsadığından hukuka aykırı olduğunu, davacının hissesi yönünden yeniden yargılama yapılarak infazı mümkün olan yeni bir karar verilmesi gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (h) bentlerindeki yargılamanın yenilenmesi şartlarının gerçekleştiğini belirterek öncelikle davalı tarafın 2017/167 Esas sayılı davasındaki tüm taleplerinin reddini, aksi takdirde taşınmazdaki hisse miktarı yönünden hüküm kurulmasını, müvekkili idarece mahkeme kararı ve icra emrine binaen ödenen 297.078,29 TL'nin ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinin müvekkili idareye iadesini teminen alacaklarına yeter miktarda davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/167 Esas, 2019/70 Karar sayılı kararı ile dosyaya gelen tapu kayıtlarında kendi payı ve murisinden gelen pay toplamı 535 m² üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini ve kesinleştiğini, davalı idarece 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (h) bentleri gereğince yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulduğunu, fakat davacının iddiasının dayandırdığı kanun maddelerinin kanun koyucu tarafından belirli sebepler için düzenlemiş olduğunu, resmi kayıtlar incelendiğinde davacının iddia ettiği gibi bir hata var ise bu hata tapudaki hatalı kayıttan kaynaklı olup davacının taleplerinin yargılamanın yenilenmesi yolu ile giderilebilecek nitelikte olmaması sebebiyle ayrı bir dava olarak incelenmesi gerektiğini ileri sürerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın malik olmadığı hisselerin de kamulaştırma bedelini talep ederek açmış olduğu davada aktif husumet yokluğu bulunduğu hâlde, davanın kabulüne ilişkin verilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu ve kararın infazının da mümkün olmadığını, söz konusu hukuka aykırı, infazı mümkün olmayan ve kamu zararına sebep olan kararın yeniden yapılacak yargılama ile hukuka uygun hâle getirilmesinin ve yaşanan zararın telafi edilmesinin tek yasal yolunun yargılamanın iadesi olduğunu, Tapu Müdürlüğünce idareye gönderilen yazıda söz konusu hatanın fark edilerek 19.10.2020 tarihinde düzeltildiği belirtilmiş olup İlk Derece Mahkemesi kararından ve istinaf incelemesinden sonra tapu kaydında düzeltme yapılması nedeniyle düzeltme işleminin yargılama sürecini ve verilen kararları etkilemesinin mümkün olmadığını, tüm yargılama sürecinin hatalı kayıt üzerinden devam ettiğini, söz konusu düzeltme işlemi hakkında mahkemeye de herhangi bir bilgi verilmediğinden temyiz aşamasında da fark edilmediğini; ancak tescil için tapuya başvurulduğunda Sincan Tapu Müdürlüğünün cevabi yazısı ile tapu kaydındaki hatadan ve düzeltme işleminden haberdar olunduğunu, bu nedenlerle tapu kaydındaki gerçek hisse miktarına ilişkin Sincan Tapu Müdürlüğünün cevabi yazısı ve Tapu Müdürlüğünün 19.10.2020 tarihli düzeltme işleminin 6100 sayılı Kanun'un 375 maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında “elde edilemeyen yeni bir belgenin karardan sonra ele geçmesi” hükmünde olup bu fıkra doğrultusunda yargılamanın iadesine karar verilerek güncel ve doğru hisse miktarına göre yeniden yargılama yapılması ve bu hisseye göre kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, 2017/167 Esas sayılı dosyanın dava dilekçesinde, müvekkil idarece taşınmaza el atıldığından bahisle kamulaştırılması talep olunan hisse oranı ve m² miktarının zikredilmemesinin kasıtlı ve bilinçli bir tercih olduğu, 6100 sayılı Kanun'un 375 maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince hileli davranış kapsamında olduğunu, kişinin tapu kaydındaki hisse miktarını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olup davacının karar aşamasında 535 m² üzerinden hüküm verilmesine sessiz kalarak dürüstlük kurallarına aykırı şekilde kendi hissesinin dışında gerçekte malik olmadığı hisseye ilişkin haksız tazminata ve tescil yönünden infazı mümkün olmayan kararın verilmesine neden olduğunu ileri sürerek yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı tarafın hukuki sebep olarak dayandığı 6100 sayılı Kanun'un 375 maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereğince yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması ve 6100 sayılı Kanun'un 375 maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması yargılamanın iadesi sebebi olarak sayılmış olup Sincan Tapu Müdürlüğünün 25.04.2022 tarihli yazısına göre sorunun hatalı veri girişinden kaynaklandığı ve düzeltme işleminin resen yapıldığı bildirilmiş olup Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen tazminata esas İlk Derece Mahkemesi dosyasında, dosyaya ibraz edilen resmi tapu kaydına göre araştırma ve inceleme yapılıp tapu kayıtlarındaki miktarlar üzerinden ilgili dosyanın davacısının hisselerine göre tazminat miktarlarının hesaplandığı, söz konusu tazminata konu hisselerin iptali ile tescile hükmedildiği anlaşılmış olup davacı tarafın yargılamanın iadesi sebebi olarak dayandığı 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (h) bentlerinin somut olayda uygulanma koşullarının bulunmadığından bahisle yargılamanın iadesi talebinin reddine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında görülüp kesinleşen kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasına ilişkin yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyada bulunan delil ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasında yargılamanın iadesi sebepleri tahdidi olarak sayılmış olup yorum yoluyla dahi genişletilemeyeceği dikkate alındığında koşulları oluşmayan talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9504, K. 2025/4849, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9504-e-2025-4849-k-d9b6d8001dfb