Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9419 E. 2025/6628 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9419
- Karar No
- 2025/6628
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/271 Esas, 2022/508 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan yapı ve ağaçların kamulaştırma bedellerinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; zemini Hazineye ait Antalya ili, ..., ... Mahallesi 12100 ada 48 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki davalılara ait olan yapı ve muhdesatların asgari levazım bedeli ile ağaç bedellerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük tespit edildiğini, gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.03.2015 tarihli ve 2011/411 Esas, 2015/107 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki ..., .. Mahallesi 12100 ada 48 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu itibarla davalılardan ...’in temyiz itirazları yerinde değildir. Bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı idare tarafından düzenlenen Kıymet Takdir Raporunda taşınmaz üzerinde ...’ya ait tek katlı evin dışında, eklenti, sundurma ve depo bulunduğu belirtilerek değer biçildiği hâlde, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekçesi açıklanmadan bu yapıların bedelinin hesaplamaya dahil edilmemesi, kıymet takdir raporunda davalı ...’ya ait tek katlı mesken nitelikli yapının 106.77 m² yüzölçümünde olduğunun tespit edilmesine karşın, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 99 m² olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmış olup yüzölçümler arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulması, kıymet takdir raporuna göre taşınmaz üzerinde ...’e ait tek katlı evin yüzölçümünün 110.56 m² olarak tespit edildiği ve evin dışında beton saha bulunduğu belirtilerek değer biçildiği hâlde, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekçesi açıklanmadan bu beton sahanın bedelinin hesaplamaya dahil edilmemesi ve tek katlı evin yüzölçümün 98 m² olarak gösterilmesi, davalı ...’a ait 2 katlı evin yüzölçümü davacı idare tarafından düzenlenen Kıymet Takdir Raporunda 260.22 m² olarak tespit edildiği ve evin dışında sundurma niteliğinde yapı bulunduğu belirtilerek yapıya değer biçildiği hâlde, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekçesi açıklanmadan sundurma bedelinin hesaplamaya dahil edilmemesi ve iki katlı evin yüzölçümün 234 m² olarak gösterilmesi, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında, aynı Kanun'un 25/son maddesi uyarınca mülkiyet idareye tescille geçeceğinden kamulaştırılan ağaçların değerinden enkaz bedelinin düşülmeyeceği gözetilmeden enkaz bedeli indirilmek suretiyle eksik bedele hükmedilmesi, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapı bedellerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre yapı sınıfları ve bu yapı sınıflarına uygun birim fiyatları ve yaşları belirlenip buna göre yıpranma payı düşülmek suretiyle değer biçilmesi ile yetinilmesi gerekirken bulunan değerinden müteahhit kârı düşülmek suretiyle eksik bedel tespiti, tapu maliki ... oğlu ... ile davalı ...’in aynı kişi olup olmadığı anlaşılmadığından bu husustaki bilgi ve belgeler (tapuda isim düzeltim kararı v.b.) taraflardan istenip temin edilmeden eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma gereklerinin yerine getirilemediğini, kamulaştırma bedeline son karar tarihine kadar faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, sadece fark bedele son karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini, seralarda yıpranma paylarının hatalı tespit edildiğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapı ve ağaç bedellerinin eksik tespit edildiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, birden çok vekil olduğu halde tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, zemini Hazineye ait taşınmazlardaki davalılara ait yapı, muhdesat ve ağaç bedellerinin tespitine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, aynı temyiz sebeplerinin Dairemizin bozma ilamı öncesinde sunulan dilekçelerinde belirtildiği, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; bir kısım davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Bozma öncesi tespit edilen 1.136.615,76 TL'ye dava tarihinden 4 ay sonrası olan 30.01.2012 tarihinden ilk karar tarihi olan 24.03.2015 tarihine, fark 106.665,30 TL'ye ise 30.01.2012 tarihinden son karar tarihi olan 30.06.2022 tarihine faiz işletilmesi gerekirken kamulaştırma bedellerinin açıkça yazılmadan infazda tereddüt yaratacak şekilde faiz işletilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Bir kısım davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine "Bozma öncesi tespit edilen 1.136.615,76 TL'ye dava tarihinden 4 ay sonrası olan 30.01.2012 tarihinden ilk karar tarihi olan 24.03.2015 tarihine kadar işleyen faizin tüm davalılara ödenmesine, bozma sonrası tespit edilen fark 106.665,30 TL'ye ise 30.01.2012 tarihinden son karar tarihi olan 30.06.2022 tarihine faiz işletilerek davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ya ödenmesine " cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.