Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9135 E. 2025/12808 K. – Arsa Paylarının
Konu: Arsa Paylarının Düzeltilmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9135
- Karar No
- 2025/12808
- Karar Tarihi
- Konu
- Arsa Paylarının Düzeltilmesi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/616 Esas, 2024/83 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/589 Esas, 2021/797 Karar
Taraflar arasındaki arsa paylarının düzeltilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Asli müdahil vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü yetki belgesine istinaden asli müdahil ... ve vekili Avukat ... gelmişler, davacı vekili ve diğer davalılar duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; arsa paylarının iptaline ve düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının taraf ehliyetinin olmadığını, davacının intifa hakkı sahibi olduğunu, arsa payları belirlenirken tüm kat maliklerinin şerefiyelendirilmiş arsa paylarına göre dağılımına muvafakat ettiğini, bu sebeplerle öncelikle taraf ehliyeti bulunmayan davacının davasının usulden reddine, hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının taraf ehliyetinin olmadığını, davacının intifa hakkı sahibi olduğunu, arsa paylarının belirlenirken tüm kat maliklerinin şerefiyelendirilmiş arsa paylarına göre dağılımına muvafakat ettiğini, bu sebeplerle öncelikle taraf ehliyeti bulunmayan davacının davasının usulden reddine, hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının taraf ehliyetinin olmadığını, davacının intifa hakkı sahibi olduğunu, arsa paylarının belirlenirken tüm kat maliklerinin şerefiyelendirilmiş arsa paylarına göre dağılımına muvafakat ettiğini, bu sebeplerle öncelikle taraf ehliyeti bulunmayan davacının davasının usulden reddine, hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
4. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının taraf ehliyetinin olmadığını, davacının intifa hakkı sahibi olduğunu, arsa paylarının belirlenirken tüm kat maliklerinin şerefiyelendirilmiş arsa paylarına göre dağılımına muvafakat ettiğini, bu sebeplerle öncelikle taraf ehliyeti bulunmayan davacının davasının usulden reddine, hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında davanın reddi hususunda dayandığı sebebin Anayasa'ya aykırı olduğunu, "Uzun süre zarfında arsa paylarına itiraz edilmemiş olması" nedeniyle ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın Anayasa Mahkemesinin 2015/25 Esas, 2015/81 Karar sayılı kararında belirtildiği şekilde mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıdığını, mahkemenin Anayasal güvence altında olan mülkiyet hakkına müdahale ettiğini, arsa paylarına bugüne kadar itiraz etmedikleri gerekçesiyle davanın reddedilerek adil yargılanma ilkesinin de ihlal edildiğini, hakimin gerekçede dayandığı hukuki esasların açık olması gerektiğini, Mahkemece verilen gerekçeli kararın neden o yönde verildiğinin anlaşılmasını sağlayacak derecede yeterli olması gerektiğini, dayanak olarak gösterilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının aslında olmamasının gerekçenin dayanağının olmadığı anlamına geldiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, dava konusu taşınmazda 1976 yılında kat irtfakının kurulduğu, kat irtifakı tesisi tarihinde bağımsız bölümlere tahsis edilen arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan somut ve haklı nedenlerin bulunduğunun ispatlanamadığı, bu durum karşısında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun'un 2 nci maddesi uyarınca herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz hükmü de dikkate alınarak bu davanın açılmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle asli müdahilin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiş, davanın açılma zamanına göre yapılacak değerlendirmeyle hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığının belirlenemeyeceğini, arsa payının düzeltilmesini konu edinen her dava bakımından somut olayın tüm koşulları göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılması gerektiğini, bilirkişi raporlarında arsa paylarında hata olduğunun tespit edildiğini ve dava konusu edilen yapı üzerinde kat mülkiyetinin devam etmesi sebebiyle dava şartları gerçekleşmiş olduğundan esas hakkında inceleme yapılması gerektiğini, her dairenin arsa payı aynı olsa da metrekareleri farklı olması sebebiyle ödenen emlak vergilerinin ve ısıtma bedellerinin de farklı olduğunu, bunlar farklıyken tapuda aynı arsa payının yer almasının hukuka ve kanunlara aykırı olduğunu, senelerdir fiili olarak kullanılan bağımsız bölüme tekabül etmeyen arsa paylarının, mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olup, yanlış tescil edilen oranların yolsuz tescil olduğunu, davalıların işbu dava dosyası kapsamında iyiniyet kurallarına aykırı davranıldığına ilişkin iddialarının da bulunmadığını ayrıca istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa paylarının tespiti ile tapu siciline tescili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asli Müdahil vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Asli müdahilden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.