Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8729 E. 2025/4562 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8729
- Karar No
- 2025/4562
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2120 Esas, 2024/531 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Lapseki Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/432 Esas, 2021/194 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 25.03.2024 tarihli ek kararla temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2024 tarihli ek kararının kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Çanakkale ili, ... ilçesi, ... köyü 122 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekilleri cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin verilen kesin süre içerisinde davacı idare tarafından depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın bedelinin depo edildiğini; ancak dekontun duruşma gününde sunulamadığını, dava konusu taşınmazın sadece sulanabilirlik durumu değerlendirilerek kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak kabul edildiğini; ancak bunun hatalı olduğunu, metrekare birim fiyatına uygulanan objektif değer artışının hatalı hesaplandığını, üretim giderlerinin bürüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağına ilişkin kuralın hatalı olduğunu, objektif değer artış oranının %20 olarak alınmasının hatalı olup bozmayı gerektirdiğini, dava konusu taşınmazdan arta kalan alanlara % 5 değer düşüklüğü bedeli takdir edilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; depo kararına esas bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, istinaf başvurularının kabulü ile kamulaştırma bedelinin yeniden tespitine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3.Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; depo kararına esas bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, istinaf başvurularının kabulü ile kamulaştırma bedelinin yeniden tespitine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesince davacı idareye usulünce tebligat yapıldığı, her iki tebligatla da 2942 sayılı Kanun'un 10/8 maddesi gereğince ayrı ayrı iki defa verilen sürelere rağmen kamulaştırma bedelinin depo edilmediği, karardan sonra istinaf aşamasında yatırılıp banka dekontunun istinaf dilekçesine eklendiği anlaşılmaktadır. Bedelin ikmal edildiği tarih ile günümüz tarihi arasında geçen zamanda gerçekleşen yüksek enflasyon ve paranın satın alma gücünün çok düşmesi ve yasal faizle de bu zararın giderilemeyecek olması, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması halinde davalının mülkiyet hakkının ihlaline sebebiyet verileceği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Her ne kadar bir kısım davalı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulup depo kararının yerine getirildiğinden bahsedilerek diğer istinaf sebepleri ile kararın kaldırılması talep edilmiş ise de karar tarihi ile Daire karar tarihi arasında geçen yaklaşık 3 yıllık süre zarfında paranın satın alım gücünün düşmesi, davada 118 tane davalı bulunup her bir davalı bakımından ödeme miktarının ayrı ayrı hesaplanıp bu davalıların depo kararına rıza gösterip göstermediğinin tespitinin usul ekonomisine uygun düşmemesi sebebiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin depo edildiğini, Mahkemece karşı tarafın muvaffakiyeti sorulmadan davanın reddine karar verildiğini, usul ekonomisi gereğince davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25.03.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.