Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8619 E. 2025/7790 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8619
Karar No
2025/7790
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1278 Esas, 2024/1056 Karar DAVA TARİHİ : 28.01.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/59 Esas, 2020/94 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., ... Mahallesi 1 48... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile gerçek değerinin tespiti suretiyle irtifak kamulaştırma bedelinin belirlenmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olup hükme esas alınamayacağını, rapora karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini, kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak uygulanmasının doğru olmadığını, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, değer düşüklüğü oranının yüksek belirlendiğini, dava konusu taşınmazdan geçirilen enerji nakil hattının davacının tasarruf hakkını kısıtlamadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen buğday, fasulye ve brokoli ürünleri münavebeye esas alınarak % 4 oranında kapitalizasyon faizi ile % 50 oranında objektif değer artışı uygulanması suretiyle değer biçilerek irtifak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği, aynı bölgeden istinaf incelemesinden geçen dosyalar ile uyumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına göre davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Buna karşın; Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesinin; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere ”bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi yerinde değildir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Kamu düzenine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (4) numaralı bendinin alt (A) ve (B) harfli bentlerinin hükümden tamamen çıkarılması, (4) numaralı bendin devamına gelecek şekilde " tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde işlemiş faizi ve tüm nemalarıyla birlikte kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin derhal davalıya ödenmesine, bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, " ibaresinin yazılması; (5) numaralı bendin alt (B) harfli bendinde yer alan " kararın kesinleştiği tarihe kadar yasal faiz işletilmek sureti ile işletilecek yasal faizin karar kesinleştiğinde davacı kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine, " ibaresinin çıkarılması, yerine " Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin Karar tarihi olan 20.05.2025 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işleyecek yasal faizin derhal davacı idareden tahsili ile davalıya ödenmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8619, K. 2025/7790, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-8619-e-2025-7790-k-c17c938a062e