Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8552 E. 2025/9599 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8552
- Karar No
- 2025/9599
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/250 Esas, 2024/688 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ....köyü 1227 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline, kamulaştırma bedelinin davalı tarafa derhal ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda belirlenen değerin müvekkili idare tarafından yapılan kıymet takdirindeki bedele uygun olmadığı, bilirkişi raporunun yeterli araştırma yapılmadan düzenlendiği, raporda değer azalış oranının yüksek belirlendiği, elektrik iletim hattının taşınmazın kullanımını engellemediği, emsal olarak seçilen taşınmazın uygun olmadığı, taşınmazın üstün ve eksik yanlarının raporda belirtilmediği, raporda emsal ile dava konusu taşınmazın emlak vergi değerlerinin aynı olduğu belirtilse de belediye başkanlığının buna ilişkin yazı cevabının dosya arasında mevcut olmadığını, bu parseller için belirlenmiş özel bir vergi değerinin bulunmadığını, dava konusu parselin belediyenin tüm hizmetlerinden faydalanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değer düşüklüğü oranının çok yüksek olduğunu, belirlenen metrekare birim fiyatının da yüksek olduğunu, taşınmazda başkaca irtifak kamulaştırmaları nedeni ile oluşabilecek değer düşüklüklerinin de nazara alınması gerektiğini, müvekkili lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesinin de kanuna aykırı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci (g) bendi uyarınca emsal mukayesesi esas alınarak değer biçilmesine ve aynı Kanun'un 11/son maddesi uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı ve yüzölçümü dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsal ile dava konusu taşınmazın benzer özelliklere sahip olduğu, Dairemizce istinaf aşamasında ... Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkere sonucunda getirtilen resmî senet sureti incelendiğinde emsal alınan taşınmaz satışının dava tarihinden önce gerçek kişiler arasında yapıldığı özel amaç taşımadığı, dolayısıyla eldeki dosyada mukayese emsal olarak kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazla emsalin mukayesesi sonucunda emsal taşınmazın davaya konu taşınmazdan 1,5 kat daha değerli olduğunun tespit edildiği, emlak vergi değerleri yönünden yapılan değerlendirmede ise, ... Belediye Başkanlığınca Dairemizce yazılan müzekkereye verilen cevaba göre, gerek dava konusu taşınmazın gerekse emsal taşınmazın 2019 yılı emlak vergi değerinin aynı (55,94 TL/m²) olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunda belirlenen değerlilik katsayısının taşınmazların emlak vergi değerleri ile ters orantı oluşturmadığı, emsal taşınmazın satış tarihindeki metrekare birim fiyatı dava tarihine güncellendikten sonra değerlilik katsayısı uygulanmak suretiyle davaya konu taşınmazın dava tarihi olan 24.12.2019 tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 311,00 TL/m² tespit edildiği, emsalin güncellenen metrekare birim fiyatına değerlilik katsayısı uygulanırken yapılan hata sonucu taşınmazın metrekare birim fiyatının daha düşük tespit edildiği anlaşılmış ise de davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmadığını, tespit edilen bu hatanın istinafa başvuran davalı idare lehine olduğunu, davacı idare vekili istinaf dilekçesinde taşınmaz için tespit edilen değer azalış oranının yüksek olduğunu ileri sürmekte ise de bilirkişi ek raporunda bu husustaki davacı itirazlarının değerlendirildiği, taşınmazdaki irtifak durumu ve çekme mesafelerinden dolayı taşınmazda yapı inşasının imkansız hale geldiğinin tespit edildiği, davaya konu arsa niteliğindeki taşınmaz yönünden belirlenen değer azalış oranının yüksek olmadığı, öte yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da gözetildiğinde, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi uygundur. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.