Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1353 E. 2025/4330 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1353
- Karar No
- 2025/4330
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/855 E., 2025/169 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/98 E., 2024/99 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket ve arasında 01.06.2018 tarihinde 187.000,00 TL bedel karşılığında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre bağımsız bölümün tapusunun 31.03.2021 tarihinde devredileceğinin kararlaştırıldığı, müvekkilinin sözleşme gereği edimlerini zamanında ve eksiksiz şekilde ifa ettiğini, taahhüt edilen teslim tarihinin üzerinden 2 yıl 3 ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen teslimin gerçekleştirmediğini, davalı şirketin sözleşmede taahhüt ettiği tarihi teslim tarihini hayli geciktirmesinin yanı sıra, dairenin teslimi gerçekleştirebilmek adına sözleşmenin dışında kalan ödemeler talep ettiğini, davalının dairenin oturmaya hazır durumda bulunmasına rağmen tapu devrinin gecikeceğini belirterek müvekkili oyaladığını, 26.04.2023 tarihli ihtarname ile ise taşınmaz satış vaadi sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, ancak bu feshin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline, talebin reddi halinde taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın ve taleplerin açıklanması için davacı tarafa kesin süre verilmesini talep etiklerini, davacı tarafın satış bedelini ödemediğini, bu sebeple talepte bulunma hakkı olmadığını, yapılan sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, dava konusu taşınmazın davalı şirkette olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının tapu iptal vetescil talebinin reddine, davaya konu taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç değeri hesaplatılarak davanın kabulü ile kabulü ile 1.865.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya kapsamına, toplanan delillere ve özellikle davacı ile davalı şirket arasında imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalı şirket inşaatını üstlendiği taşınmazdan bir adet daireyi davacıya sattığının anlaşılmasına, tarafların, alıcı durumundaki davacı ve yüklenici durumundaki davalı olmasına; inşa halindeki taşınmazın satın alınması konusunda yapılan yazılı sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ve sonraki maddelerinde düzenlenen “alacağın temliki” hükümlerine tabi ve geçerli olmasına, davacının daire bedelini davalıya ödemesine rağmen dairenin dava dışı üçüncü kişiye devredilmiş olmasına, bu nedenle ifa imkansız hale geldiğinden davacının ifanın imkansız hale geldiği tarih itibariyle belirlenen rayiç bedeli davalı şirketten talep edebilmesine, (Emsal Yargıtay 3. HD'nin 23.09.2024 tarih, 2023/4188 Esas ve 2024/2507 Karar sayılı ilamı), ifanın imkansız hale geldiği tarih olan 25.05.2023 tarihi ile mahkemece bedel için esas alınan dava tarihi olan 06.06.2023 tarihi arasında geçen sürenin yeniden araştırma yapılmasına gerek olmayacak derecede yakın olmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, yargılama aşaması ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrar edere, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu, bu nedenle davacının talebinin haksız ve yersiz olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön ödemeli konut satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istemlerinden ibarettir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 6502 s. TKHK 'nun 40 ve 41. Maddelerinin somut olaya tatbikinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.