Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8205 E. 2025/7037 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8205
- Karar No
- 2025/7037
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3068 Esas, 2024/1280 Karar DAVA TARİHİ : 13.09.2019 KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Varto Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/226 Esas, 2020/165 Karar Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun'un) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Muş ili, .... ilçesi, .... köyü .... (yeni 132 ada 12) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve taşınmazın "Göl Alanı" olarak Hazine yararına tapudan terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile göl alanı olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın ada mevkiinde olduğunu, ancak çayır olarak kullanılabileceğini, bu nedenle çayır otu verilerine göre hesaplama yapılması gerektiğini, verimin yüksek kapitalizasyonun düşük alındığını, bu nedenle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait dava konusu taşınmazın tarla vasfında olup 1. sınıf sulu tarım arazisi olduğunu, taşınmazın değerlendirme yılında getirebileceği net gelirin yanlış hesaplandığını, objektif değer artışı uygulanmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, yeniden keşif yapılmak sureti ile hakkaniyete uygun hesaplama yapılması gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1. sınıf sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu anlaşılan dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutad olarak ekilen buğday/saman,silajlık mısır, karpuz münavebe ürünleri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinde, % 4 kapitalizasyon faizi uygulanarak m² birim fiyatının 20,72 TL/m² bulunmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır; ancak davaya konu taşınmazın dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün parsel sorgulama sisteminin incelenmesinden anlaşılan niteliği, geometrik durumu, özelliği dikkate alındığında % 30 oranında objektif değer artışı uygulanması yerinde olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince 19.02.2020 tarihli duruşmada yapılan hesaplama ile bu oran % 10'a düşürülerek eksik bedele hükmedilmesi, dava konusu taşınmazın UYAP sisteminden alınan güncel tapu kayıtlarından dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 1. inci maddesi uyarınca yapılan yüz ölçüm ve cins değişikliği çalışmaları sonucu yeni tapu kayıtlarının oluştuğu ve taşınmazın yüzölçümünün değişmiş olduğu anlaşıldığından, Dairemizce Parsel Sorgulama Sistemi üzerinden yapılan sorguda taşınmazın tamamının baraj suyu altında olduğu ve taşınmazın tamamının kamulaştırıldığı anlaşıldığından fen bilirkişisinden ek rapor alınmaya gerek görülmemiş ve değişen yüz ölçümüne göre Dairemizce davalının talep edebileceği kamulaştırma bedeli yeniden şu şekilde hesaplanmıştır: Buna göre yapılan hesaplamada zemin bedeli 9.765,12 TL (362,37 m²*26,95), yapı bedeli 20.344,00 TL olmak üzere toplam 30.109,12 TL kamulaştırma bedeli tespit edilmiştir. Tespit edilen bedelden daha önce depo edilen bedelin mahsubu ile 3.836,58 TL'lik bakiye kamulaştırma bedelinin ilgili banka şubesine hak sahibi adına depo edilmesi ve bedelin depo edildiğine dair dekontların Dairemize sunulması için, davacı vekiline süre verilmiş ve davacı vekili süresi içerisinde depo kararını yerine getirilmiş, mahkemece üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına karar verilen fark bedel, davalılara karar tarihi itibarıyla ödenmeyeceğinden bu bedele ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan ve derhal ödeme yönünden yeniden hüküm kurulması gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.