Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7631 E. 2025/4955 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7631
- Karar No
- 2025/4955
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/323 Esas, 2024/96 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Yalova İmes Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Yalova ili, .... ilçesi, ... köyü 262 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı kayyım vekili cevap dilekçesinde özetle; kim olduğu bilinemeyen tapu maliki için Yalova Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürünün yönetim kayyımı tayin edildiğini, gelişen ayrık durumlar karşısında cevap ve beyan haklarının saklı tutulmasını, taşınmazın gerçek değerinin tespiti ile davalı kayyımına ödenmesini, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 29.12.2020 tarihli ve 2019/454 Esas, 2020/512 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2021/1172 Esas, 2021/2847 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/1172 Esas, 2021/2847 Karar sayılı kararı ile dava konusu kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'da öngörülen zirai net gelir yöntemine uygun şekilde değer biçen bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulmasında hata yapılmamasına, taşınmazın kuru tarım arazisi olması sebebiyle uygulanan kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışı ile bulunan metrekare birim fiyatına davalı tarafın bir istinaf başvurusu olmamasına binaen, İlk Derece Mahkemesi kararında davacı idare vekilinin ileri sürdüğü sebepler bağlamında hukuken hata yapılmadığı gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/1172 Esas, 2021/2847 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davalı ... ’ı tanıyan ve bilene ulaşılamaması ve tebliğe elverişli adresi tespit edilememesi sebebiyle dava dilekçesi, mahkeme ilamları ve idarenin istinaf ile temyiz başvuru dilekçeleri davalıya ilanen tebliğ edildiği, mahkemece her ne kadar İlçe Nüfus Müdürlüğü, İlçe Gelir Emlak Şefliği, İlçe Tapu Müdürlüğü ve ilgili kolluk marifetiyle adres araştırması yapılmışsa da öncelikle kişinin sağ olup olmadığının tespiti ile sağ ise adres araştırmasının ayrıca 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde belirtilen tapu ve vergi kayıtları üzerinden ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki kayıtlardan belirlenip kendisine; şayet ölü olduğu tespit edilirse, sunulacak veraset belgesi veya Nüfus Müdürlüğü'nden getirtilecek aile nüfus kayıt tabloları esas alınarak mirasçıları 2942 sayılı Kanun'un 14/5 maddesi uyarınca davaya dahil edildikten ve aynı şekilde adresleri tespit edildikten sonra mirasçılarına Tebligat Kanunu hükümlerine göre dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilerek, nüfus kaydı ile mirasçılarının tespit edilememesi halinde ise 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun gereği adı geçen davalıya mahallin en büyük Mal Memurunun kayyım tayini ile yargılamaya devam olunması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden ve taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli ve 2022/323 Esas, 2024/96 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın metrekare değerinin yüksek hesaplandığını, münavebe ürünlerinin gerçeği yansıtmadığını, kapitalizasyon faiz oranının %5 olması gerektiğini, ürün verimlerinin yüksek hesaplandığını, objektif değer artış oranının yüksek uygulandığını, taşınmazın 3. sınıf marjinal kuru tarım arazisi olduğunu, faiz işletilen sürelerin hatalı tespit edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı kayyım vekili temyiz dilekçesinde özetle; keşfin taraf teşkili tamamlanmadan yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, dava tarihi itibarıyla taşınmaza biçilen değerin çok düşük olduğunu, objektif değer artırıcı unsurların tam olarak nazara alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.