Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7597 E. 2025/2120 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7597
Karar No
2025/2120
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/655 Esas, 2024/794 Karar KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve dahili davalı idare vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin müşterek murisleri Karaman ...den intikal eden İstanbul ili, ..., Ambarlı Tesisleri 42 Pafta 6777 parsel sayılı 1682 m² alanlı taşınmaza davalı şirket tarafından bina ve yol yapmak, etrafını çevirmek suretiyle tecavüz edildiğini, buna karşılık müvekkillerine herhangi bir bedel ödenmediği için davalı aleyhine Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/484 Esas, ve Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/527 Esas sayılı dosyalarında haksız işgal tazminatı istemli davalar açıldığını ve davaların sonuçlandığını, davalı şirket tarafından müvekkilleri aleyhine Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/481 Esas, sayılı dosyası ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açıldığını, Mahkeme tarafından 04.10.2013 tarihinde davanın kabul edildiğini; ancak bu kararın henüz kesinleşmediğini, dava hakları saklı kalmak kaydıyla el koymadan ötürü oluşan zararlarının şimdilik 25.000,00 TL sinin yasal faiz, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 6777 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak davacılara karşı Küçükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/481 Esas, 2013/557 Karar sayılı dosyası ile açtıkları tapu iptali ve tescil davasının müvekkili lehine sonuçlandığını, Mahkeme tarafından davacıların murisi adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verildiğini, huzurdaki davanın iptal kararından sonra açıldığını, müvekkili şirketin evvelce kamu kurumu iken 2000 yılında özelleştirildiğini, dava konusu taşınmaza 1963 yılında (müvekkilinin kamu kurumu olduğu dönemde) el atıldığını ve o tarihten beri 50 yıldır fiilen müvekkili tarafından kullanıldığını, taşınmaz üzerine bina da yapıldığını, Kanun'a göre 20 yıllık sürenin el atma tarihinde başladığını ve 1983 yılında dolduğunu, taşınmazın mülkiyetinin 1983 yılı itibarıyla o tarihte kamu kurumu olan müvekkiline geçtiğini, daha sonra 2000 yılında yapılan özelleştirmeyle birlikte müvekkilinin özel şirkete dönüştürüldüğünü ve o tarihten beri özel hukuk tüzel kişisi olarak faaliyet gösterdiğini, dava konusu taşınmaz da dahil olmak üzere şirketin bütün malvarlığının aktif ve pasifleriyle birlikte 2000 yılında müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin 13 yıldan beri kamu tüzel kişisi olmadığını, bu nedenle davacıların el atma nedeniyle tazminat davasını şu anda özel şirket olan müvekkiline karşı açmalarının hukuka aykırı olduğunu belirterek davacıların haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin15.10.2020 tarih 2013/542 Esas 2020/441 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranla İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2021/124 Esas, 2021/340 Karar sayılı kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğunu; ancak taşınmaza 1983 yılından önce el atıldığı anlaşıldığından, 6487 sayılı Kanun'la düzenlenen ve 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6 ncı maddesi gereğince maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği ve faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihi belirlendiği halde dava tarihinin maddi hata ile hüküm kısmına yanlış yazıldığından düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2021/124 Esas, 2021/340 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu İstanbul ili, ................., Mahallesi 6777 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak, davacılara 115 ada 5 parsel sayılı taşınmazdan pay tahsis edildiği ve davacılar adına yeni tapu kayıtlarının oluştuğu 115 ada 5 parselde davacılar payının ......... Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığı anlaşıldığından Mahkemece davaya konu taşınmazın bu yer olup olmadığı, .................Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hâlde, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve dahili davalı idare vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı .... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece, taraf sıfatı kalmamış davacılar huzuruyla davaya devam edilip, "konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, davanın konusuz kalması değil, davacıların dava konusu üzerindeki mülkiyet haklarını kaybetmeleri sebebiyle, davada taraf sıfatını yitirmeleri söz konusu olduğunu, davada taraf ehliyeti ve davayı takip yetkisi bulunmayan kişi yararına hüküm tesisine olanak bulunmadığını, müvekkili Petrol Ofisi A.Ş. yararına avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Dahili davalı ...........Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların Avcılar Mahallesi 115 ada 5 parseldeki hisselerinin müvekkili kuruluş adına uzlaşma yoluyla tescil edilmiş olup davacıların/murislerin............. 115 ada 5 parselde hissesi ve hakkı kalmadığından dolayı eldeki davanın reddine ve vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, konusuz kalan davanın açılmış olmasında davalı idarenin herhangi bir müdahalesi veya kusuru bulunmadığından aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “...Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı .... vekilinin tüm, dahili davalı ..........Genel Müdürlüğü vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Dava açıldığındaki haklılık durumuna göre davacılar lehine hükmedilen vekâlet ücretinden davalı ... AŞ,'nin sorumlu tutulması gerekirken, dahili davalı ........ Genel Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesi yerinde değildir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... AŞ. vekilin tüm, dahili davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Dahili davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (4) numaralı bendinde bulunan "dahili davalı idare EÜAŞ'tan" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "Davalı ... AŞ.' den " ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı ...Ş'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, dahili davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğünden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/7597, K. 2025/2120, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-7597-e-2025-2120-k-bc9efe0c16d6