Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/6874 E. 2025/5342 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6874
- Karar No
- 2025/5342
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2329 Esas, 2024/800 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Reyhanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/237 Esas, 2020/157 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 62, 66 ve70 parsel sayılı taşınmazlar ile Batıayrancı Mahallesinde kain 171 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf süresinde usulüne uygun cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazlardaki davalı payının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin dosyaya sunulan bilirkişi raporunu aynen kabul ederek kamulaştırma bedeline hükmetmiş olduğunu, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz için kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınması düşük olup yöre gerçeklerini yansıtmadığını, %20 objektif değer artışının yüksek hesaplandığını, bilirkişi heyetinin dava konusu taşınmaza birim fiyat takdir ederken verim miktarlarını yüksek, üretim masraflarını ise düşük aldığını kamulaştırma bedeline faiz uygulanması doğru olmamakla birlikte faiz tarihleri müvekkil idare aleyhine olacak şekilde ve hukuka aykırı olarak belirlendiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değer biçilmesinde ve objektif değer artış oranı uygulanmak suretiyle mülkiyet bedelinin tespiti ile davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki davaya konu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
5. 27 11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile 2942 sayılı Kanun'a 7139 sayılı Kanun ile eklenen 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının döndüncü cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hakim tarafından tespit edilen bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibarelerinin iptaline karar verildiğinden ve dava 4 ay içinde sonuçlandırılmadığından, tespit edilen kamulaştırma bedelinin acele el koyma dosyasında belirlenen bedeli mahsup edildikten sonra bakiye kısmına 11.08.2019 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletildiği hâlde, kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedele de faiz işletilmek suretiyle mükerrer faize hükmedilmesi hatalı olduğu gibi faize ilişkin hükümde faiz işletilmesi ile yetinilmesi gerekirken kamulaştırma bedelinin faiziyle tahsiline karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1-3), (2-3), (3-3), (4-3) bentlerinin hükümden tamamıyla çıkartılması, yerlerine sırasıyla, ''Kamulaştırma bedeli 9.813,36 TL'den acele el koyma dosyasında belirlenen 7.083,10 TL mahsup edildikten sonra 2.730,26 TL'sinin derhal davalıya ödenmesine, fark bedel 2730,26 TL'ye 10.04.2019 tarihinden 4 ay sonraki tarih olan 11.08.2019 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine,'' fıkrasının, "Kamulaştırma bedeli 59.746,35TL'den acele el koyma dosyasında belirlenen 43.123,86,77 TLnin mahsup edildikten sonra 16.622,49TL'sinin derhal davalıya ödenmesine, fark bedel 16.622,49 TL'ye 10.04.2019 tarihinden 4 ay sonraki tarih olan 11.08.2019 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine,'' fıkrasının, ''Kamulaştırma bedeli 6943.14 TL'den acele el koyma dosyasında belirlenen 5.011,47 TL mahsup edildikten sonra 1937,67 TL'sinin derhal davalıya ödenmesine, fark bedel 1931,67 TL ye 10.04.2019 tarihinden 4 ay sonraki tarih olan 11.08.2019 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine,'' fıkrasının, "Kamulaştırma bedeli 324.790,13 TL'den acele el koyma dosyasında belirlenen 227.446,70TL mahsup edildikten sonra 97.343,43 TL'sinin derhal davalıya ödenmesine, fark bedel 97.343,43 TL'ye 10.04.2019 tarihinden 4 ay sonraki tarih olan 11.08.2019 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine,'' fıkrasının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.