Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/6849 E. 2025/2206 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6849
- Karar No
- 2025/2206
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/281 Esas, 2021/80 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Uşak ili, ..., ... 2063 ada 192 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.04.2015 tarihli ve 2013/487 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 30.04.2015 tarihli ve 2013/487 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ...Mahallesi 5933 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 23.03.2006 tarihli satışı somut emsal alınarak incelenmiş ise de somut emsalin dosya içerisinde yer alan 23.03.2006 tarihli satışına ilişkin resmî satış akit tablosunun incelenmesinde tamamı 854,04 m² olan taşınmazın 731/2400 hissesinin 100.000 TL, 118/2400 hissesinin ise 2.000 TL bedel karşılığında Tesco Kipa Kitle Pazarlama Ticaret ve Gıda Sanayi AŞ'ye satıldığı, farklı iki hissedarın aynı gün satışına ilişkin metrekare satış bedelleri 260,13 TL ve 41,99 TL olarak satıldığından bu emsalin gerçek değerini yansıtmadığı, serbest satış olmadığı izlenimini uyandırdığından ve emsalin özel amaçlı olmayan, özel nitelikleri bulunmayan taşınmaz satışlarından seçilmesi gerekirken bu hususlar dikkate alınmadan düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmediğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Birinci Karar Mahkemenin 18.04.2019 tarihli ve 2017/21 Esas, 2019/230 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 18.04.2019 tarihli ve 2017/21 Esas, 2019/230 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinde, mahkemelerce görevlendirilen bilirkişilerin Bilirkişilik Bölge Kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçileceği belirtilmiş olup, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 12 nci maddesinde de Bilirkişilik Bölge Kurulunun hazırladığı listede bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında bilirkişi bulunmaması hâlinde, diğer bölge kurulları bilirkişilik listelerinden bilirkişilerin seçilebileceği düzenlenmiştir. Dairemiz denetiminden geçen Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/308 Esas, 2018/759 Karar ve 2017/306 Esas, 2018/758 Karar sayılı dosyalarında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Adalet Komisyonu Hukuk Mahkemeleri Bilirkişi Listesinden seçilmiş bilirkişiler eşliğinde keşif yapılıp karar verildiği dikkate alındığında, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından hazırlanan listede alanında uzman bilirkişi bulunmasına rağmen, bu liste yerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Adalet Komisyonu Hukuk Mahkemeleri Bilirkişi Listesinden seçilen bilirkişi kurulu ile keşfe gidilerek düzenlenen rapora göre karar verilmesi, kabule göre ise dava konusu ... 315 ada 167 parsel sayılı taşınmaz arsa niteliğindedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen Kemalöz Mahallesi 5334 ada 13 parsel sayılı taşınmazın satış tarihinde 1.091,00 TL/m² bedelle, aynı gün aynı kişiler arasında satışı yapılan ve bilirkişi kurulu tarafından satış bedeli gerçeği yansıtmadığı gerekçesi ile değerlendirmeye alınmayan bitişik 5334 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ise 78.84 TL/m² bedel ile satıldığı anlaşıldığından, aynı gün içerisinde aynı kişiler arasında satış gören bitişik iki parselin satış bedelleri arasındaki fahiş fark nedeniyle, emsalin satış bedeli gerçeği yansıtmadığı gibi, aynı amaçla kamulaştırılan ve birbirine komşu olan taşınmazlarla ilgili olarak açılan davalarda bozma öncesi tespit edilen bedellerin, bozma sonrası üç-dört kat arttığı ve aynı amaçla kamulaştırılan Sarayaltı Mahallesi 444 ada 16 parsel sayılı taşınmaza 21.07.2014 değerlendirme tarihinde, 807,60 TL/m², ... 315 ada 27 parsel sayılı taşınmaza 24.03.2014 değerlendirme tarihinde 714,98 TL/m² birim fiyat takdir edildiği ve bu bedellerin Dairemiz denetiminden geçerek 2019/3055 Esas ile 2019/3584 Esas, sayılı kararlar ile onandığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın metrekare değeri inandırıcı görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin tespitine, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı sonrası alınan hatalı bilirkişi raporu ile kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, emsal taşınmaz izale-i şuyu satışı olsa dahi emsal olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, emsal olarak bildirdikleri satışın dava konusu taşınmaza emsal olarak değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin tespiti yapılırken 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesindeki esaslara ve bozma ilamına uyulmadığını, idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmaz kıyaslamasının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmaz emsal taşınmazdan daha iyi konumda olduğunu, taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yerindedir. 3.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur. 4. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.