Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/6665 E. 2025/7023 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6665
- Karar No
- 2025/7023
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/253 Esas, 2024/101 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Davalılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06.05.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalılar vekili Avukat ... gelmiş, davacı idare vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ....ili, ....ilçesi, .. Mahalle, 102 ada 100 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza arsa olarak değer biçilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.06.2020 tarihli ve 2016/192 Esas, 2020/133 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibari ile bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki dava konusu taşınmaza; acele el koyma dosyasında Nisan 2013 değerlendirme tarihi itibariyle 80,00 TL/m², bozma ilamı öncesi mahkemece verilen ilk kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihi olan 08.07.2013 tarihi itibariyle 75,00 TL/m², bozma ilamı sonrası alınan 24.09.2016 tarihli bilirkişi raporunda 219,32 TL/m², 01.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda 168,87 TL/m², 22.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda 153,85 TL, 19.03.2018 tarihli raporda 90,51 TL/m², hükme esas raporda ise ... Mahalle, 158 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz emsal olarak kullanılmak suretiyle 33,12 TL/m² birim fiyat belirlendiği ve dosya arasında bulunan bilirkişi kurulu raporlarında dava konusu taşınmaza birbirinden farklı ve çelişkili m² birim fiyatları belirlendiği anlaşıldığından bu raporlara göre hüküm kurulması mümkün olmadığından taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca inceleme yapılarak alınacak rapor sonucu karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenen emsalin baba oğul arasında gerçek bir satış değeri olmayan ve emlak beyan değeri üzerinden yapılan satışın emsal alınmasının hatalı olduğunu, güçlü delil niteliğindeki... Mahallesi dava dosyalarında belirlenen 85 TL m² birim fiyatının Yargıtay denetiminden geçtiği de gözönünde bulundurulduğunda bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeden belirlenen metrekare birim fiyatının düşük olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla kanun hükümlerine uygundur. 4. Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenen emsal satışın taşınmazın bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi olan 07.09.2010 tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğu ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulmadan, değerlendirme tarihi olan 2013 yılında bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerinin ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden araştırılmadığı gibi dava konusu taşınmazın da Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerine ilişkin Belediye Başkanlığı cevabi yazısı ile bilirkişi raporunda yazılı değeri arasındaki çelişki giderilmeden değer biçilmesi doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmaz ile emsalin kıyaslaması yapılırken emsalin ve dava konusu taşınmazın imar durumları kıyaslamaya dahil edilerek değer biçildiğinden hükme esas alınan bilirkişi raporu inandırıcı bulunmamıştır. 5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak davalılara ödenmesine, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde iadesine, 06.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayalı taşınmazın idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairenin çoğunluk görüşü doğrultusunda bozulmasına karar verilmiş ise de bu görüşe katılmamaktayım. Şöyle ki; Dairenin son bozma ilamında taşınmazın değerinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer belirleyen bilirkişi raporunun ve mahkeme kararının tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller dikkate alındığında taşınmazın konum ve özelliklerine göre uygun olduğundan mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündeyim. 06.05.2025