Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2594 E. 2025/4059 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2594
- Karar No
- 2025/4059
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/9 E., 2023/202 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılardan ... ile dahili davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 2002 yılında müvekkilinin ağabeyi olan davalı müvekkili ... ile babaları ...'e ait taşınmaz üzerinde balık üretme çiftliği kurduklarını, çiftliğin vergi kaydının adına yapıldığını, 2007 yılında aile işletmeciliği faaliyetindeki balık işletmesinin vergiden muaf tutulmasıyla birlikte vergi kaydının terkin edildiğini, 2009 yılında babalarının ölümünden sonra çiftliğinin üzerinde kurulu olduğu taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, bu tarihten sonra çiftliğe girmesine davalı tarafından izin verilmediğini, sonrasında çiftliğe getirdiği 70.000 adet yavru balığın da davalı tarafından satıldığını ileri sürerek; şimdilik 25.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 08.04.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 39.669,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğunu, ancak davacının ortaklık payını kendisine devrettiğini, davacının devir anlaşmasının şifahi olarak yapılması nedeniyle işbu davayı açtığını, ayrıca çiftliğe alınan tüm balıkların giderlerini kendisinin karşıladığını, davacının balıkların yetiştirilmesi için bir harcama yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.06.2014 tarihli ilamıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairemizin 14.04.2015 tarihli ilamla; tarafların ölen babaları ile birlikte adi ortaklık kurdukları, bu nedenle davaya ölen babanın diğer mirasçılarının dahil edilmesi gerektiğinden bahisle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 06.02.2017 tarihli kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Dairemizin 20.11.2018 tarihli ilamıyla; adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; adi ortaklığın mal varlığından borçların ödenmesinin ardından kalan bakiye tutarın adi ortaklık hisseleri ve miras payları oranınca taraflara ödenmesi gerekçesiyle; davanın kabulü ile, Muğla İli ... İlçesi ... Köyü 774 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulu "... -... proje" unvanlı adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, adi ortaklığın 05.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 451.525,07 TL aktif değerinden; ortak ...'ya olan 7.105,56 TL borcun, ortak ...'ya olan 7.105,56 TL borcun, ortak ...'e olan 7.105,56 TL borcun, ortak ...'ya olan 9.474,06 TL borcun, ortak ... mirasçıları; ...'ın hissesine düşen 19.953,47 TL, ...'nun hissesine düşen 19.953,47 TL, ...'nın hissesine düşen 13.302,32 TL borcun ödenmesine, ortaklara olan borçların ödenmesi sonrasında kalan 367.525,07 TL'nin; ...'ya 91.881,27 TL, ...'ya 91.881,27 TL, ...'e 91.881,27 TL ... mirasçıları; ...'a 34.455,48 TL ...'na 34.455,48 TL ...'ya 22.970,31TL olacak şekilde ortaklar arasında paylaştırılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... ile dahili davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili; bilirkişi raporları ve bozma ilamlarında açıklandığı şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, tarafların babası ...'ya aitmiş gibi ortaklık hisseleri belirlenerek üç aşamalı tasfiye raporları hazırlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, raporların denetime açık olarak hazırlanmadığını, dosyaya sunulan delillerin incelenmediğini, müvekkili tarafından yapılan harcamaların ortaklık yönünden borç olarak hesap edilmediğini, kira sözleşmesi sunulmuş olmasına ve kira bedelinin de ödenmediğinin bildirilmesine karşın bilirkişi raporlarında bu konuda hiç bir inceleme yapılmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacının ortaklık payının karşılığını alarak ortaklıktan ayrıldığının değerlendirilmediğini, talep aşılarak karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Dahili davacılar vekili; bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların hatalı olduğunu, sadece babaları muris ile davalının işletmede ortak olduğunu, hesaplanan miktarın 1/2 olması yerine sanki ... ortakmış gibi 1/3 olarak kabul edildiğini, miras paylarının yanlış hesap edildiğini, Mahkeme ilamında tarafların hak ve yükümlülükleri tek tek saptanıp belirlenmesi gerekmekteyken, sadece hatalı son bilançoya göre karar verilerek kimin kime ne kadar ödeyeceğinin belirtilmediğini, infazda çelişkiye sebebiyet verebileceğini, maliyet giderine ilişkin, dava konusu alacak yönünden faiz talebinin yok sayıldığını, delil tespiti dosyasında yapılan masraflar ve vekalet ücretine de karar verilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Sözü edilen kanun maddesi uyarınca, Mahkemenin talepten başka bir şeye karar vermesi mümkün bulunmamaktadır. Somut olayda, davacı dava dilekçesinde, davalı ...'nin uhdesinde bulunan tasfiye payının kendisine ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece, dava dilekçesindeki talep çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, davalı ve dahili davalıların talebi olmadığı, bu yönde dava açmadığı ve harçlandırmadığı halde tüm ortaklar lehine ortaklık payının ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi suretiyle talep aşımı yapılmış olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 2. Ayrıca davacı vekili dava dilekçesinde, şimdilik 25.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 08.04.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 39.669,00 TL'ye yükselterek harçlandırdığı anlaşılmış olup, Mahkemece bu miktar gözetilmeksizin talep aşımı yapılarak karar verilmiş olması da usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 3. Bozma sebebine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince usulden BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.