Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/5732 E. 2025/2113 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5732
- Karar No
- 2025/2113
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1473 Esas, 2023/2271 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/64 Esas, 2023/234 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın davalı ... Başkanlığı ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne, birleştirilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davanın davalı ... Başkanlığı ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliğik Bakanlığı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın davalı ... Başkanlığı ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, ..., ... 131 ada 18 parsel sayılı taşınmaza el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerin müvekkili kurumun kamulaştırma sahası dışında kaldığını, müvekkili kurumca dava konusu yerde herhangi bir el atma veya herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını, kamulaştırmasız el atıldığı iddia edilen dava konusu taşınmazın değer tespiti aşamasında taşınmazın el atma tarihindeki vasıfları gözönünde bulundurularak değerleme yapılması gerektiğini, dava konusu yerin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına devredilip devredilmediği hususunun araştırılması gerektiğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının olduğunu, davalı idarece el atılmadığını, taşınmaz bedelinin kamulaştırma sebebiyle kazandığı özelliklerine göre belirlenemeyeceğini, taşınmazın el atma tarihindeki vasfının tarla olup olmadığının araştırılarak bu tarihte tarla ise bedel değerlendirmesinin bu vasfa göre yapılması gerektiğini, taşınmazın kadastral parsel olması halinde el atılan kısmın dışında bir yer kalmış ise arta kalan kısmın bedeline hükmedilemeyeceğini, düzenleme ortaklık payı olarak %40 oranında indirim yapılması gerektiğini, bu sebeplerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Asıl davada davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının bulunduğunu, davanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ihbar edilmesi gerektiğini, müvekkili idarenin taşınmaza fiilen el atmadığını, bu sebeplerle, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. 4. Birleştirilen davada davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen taşınmaz ile ilgili olarak herhangi bir kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma işlemi uygulanmadığını, taşınmaza ... tarafından İstanbul geneli yol kavşak ve altyapı inşaatı işi bünyesinde fiilen el atıldığını, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın davalı ... Başkanlığı ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar uygulaması nedeniyle müvekkil idareye kusur izafe edilemeyeceğini, aleyhe vekâlet ücreti yükletilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Birleştirilen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza idarelerince el atılmadığını, idare ile ilgili verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın yargılama sırasında imar uygulamasına tabi tutularak yeni imar ada ve parselleri oluştuğu, Mahkemece dava konusu taşınmazdaki davacıya ait hissenin imar uygulaması ile hangi parsellere şuyulandırıldığına ilişkin olarak, yeni oluşan imar parsellerinin tapu kayıtları ve imar durumlarına ilişkin belgelerin getirildiği, davacıya yeni taşınmaz verildiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle asıl davada davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın yerinde olduğu, ancak dosya kapsamından birleştirilen davada davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının dava konusu taşınmaza el atmasının söz konusu olmadığından (İstanbul 5.BAM 2021/912 Esas.) açılan dava hakkında pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştıur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekâlet ücreti yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “...Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Asıl davada davalı ... davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı taraf lehine nispi vekâlet ücreti takdir olunmasında ve yargılama giderlerinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Asıl davada davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.