Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4572 E. 2024/9037 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4572
- Karar No
- 2024/9037
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/258 Esas, 2024/863 Karar DAVA TARİHİ : 23.07.2018
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Afyonkarahisar ili, ..., Ablak Mahallesi eski 99 parsel (ifrazen 783 ve 784 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.07.2020 tarihli ve 2018/758 Esas, 2020/197 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.10.2021 tarihli ve 2020/1341 Esas, 2021/1691 Karar sayılı kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınıp değer biçilerek taşınmazın bir kısmı üzerinde fiilen yonca ekili olduğundan bu kısmın yonca geliri üzerinden bedeli belirlenip yeniden hesaplama yapılmak suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.10.2021 tarihli ve 2020/1341 Esas, 2021/1691 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; yoncalık niteliğindeki taşınmazın değeri tespit edilirken bilirkişilerce dava tarihinden geriye doğru yıllar dahil dekara verimin esas alınması gerektiğinden yoncanın geriye doğru son 5 yılı kapsar şekilde dekar başına verim miktarlarının İlçe Tarım Müdürlüğünden, değerlendirme tarihi olan 2018 yılı dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kilogram satış fiyatlarının da ilgili resmi kuruluşlardan sorulup rapor denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/2144 Esas, 2022/3143 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/2144 Esas, 2022/3143 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonunda; Dairemiz denetiminden geçen dosyalarda yoncanın uzun yıllar verim ortalaması 1.500,00 kg olarak alındığı gibi, İhsaniye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 22.11.2021 tarihli yazısında da 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılı için verim miktarı 1.500,00 kg olarak belirtildiği halde, gerekçesi açıklanmadan verim yüksek alınmak suretiyle değer biçilmesi ve kabule göre de bozma sonrası alınan ek raporda kamulaştırma bedeli 206.271,16 TL olarak belirlenmesine ve hükme esas alındığı belirtilmesine rağmen, gerekçesi açıklanmadan bozma öncesi tespit edilmiş 206.486,31 TL kamulaştırma bedeli üzerinden hüküm kurulmuş olması doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu taşınmazın net gelir hesabı ile bedel tespiti yapılırken seçilen münavebe ürünlerinden patatesin taşınmazın değerinin oldukça yüksek hesaplanmasına sebebiyet verdiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda genel olarak arpa, buğday ekimi yapıldığını, dava konusu taşınmazın konumu dikkate alındığında objektif değer artışı verilmesini gerektirir herhangi bir niteliği olmadığını, kamulaştırma bedeline faiz işletilmesine dair kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olmasına rağmen kamulaştırma bedeline faiz işletilmesine yönelik verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.