Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4451 E. 2025/253 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4451
- Karar No
- 2025/253
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3640 Esas, 2023/2217 Karar DAVACILAR : ... vd.vekili Avukat ... Avukat ... DAVA TARİHİ : 02.01.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/2 Esas, 2021/337 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisili tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların ... ili, ..., ... Mahallesi 1192 parsel taşınmazda hissedar olduğunu, belediye tarafından yapılan imar uygulamasında davacıların hisselerinin 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca yola ayrılan taşınmaza hisselendirildiğini, şu an fiilen yol olarak kullanılan taşınmazda herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını, taşınmazın şehir merkezinde ve değerli bir bölgede bulunduğunu, davalı idareye uzlaşma başvurusunda bulunulmuş olmasına rağmen olumlu yanıt alınamadığını ve iş bu davanın açılmasının zaruriyet oluşturduğunu belirterek 1192 parselde davacılar adına bulunan hisseler için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL tazminat ve 10.000 TL ecrimisil dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz için 1964 ve 1969 yıllarında iki defa kamulaştırma işlemi yapıldığını, davacılar murislerinin her iki kamulaştırmadan da usulüne uygun şekilde haber olduklarını, usulüne uygun tebligatların yapılmış olduğunu belirterek kamulaştırma işlemine ilişkin belgelerin sunulmuş olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, husumetten davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... Büyükşehir Belediyesinin davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesi ve işin esasına girilip inceleme yapılması gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... 13.Bölge Müdürlüğünün 09.05.2018 tarihli ve 218930 sayılı yazısına istinaden, dava konusu 1192 taşınmazın bulunduğu yol ağı Bakanlığın 17.09.2015 tarihli ve 31312 sayılı Olur onayıyla, ağ değişikliği nedeniyle ... Büyükşehir Belediyesi sorumluluğuna devredildiğinden bahisle dava tarihi olan 02.01.2018 tarihi itibari ile davalı ... Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen kararda, davacı tarafın istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi hükmünde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.