Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4138 E. 2025/690 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4138
- Karar No
- 2025/690
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1968 Esas, 2024/275 Karar Avukat ... DAVA TARİHİ : 22.01.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/48 Esas, 2022/28 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... 140 ada 33 parsel (ifrazla 140 ada 69 ve 70 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın uzamasına müvekkili idare sebebiyet vermediği halde kamulaştırma bedeline faiz uygulanmasının doğru olmadığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, dava konusu taşınmazlar arazi niteliğinde olduğu hâlde arsa kabul edilmesinin doğru olmadığını, emsal alınan taşınmazın uygun niteliğe sahip olmadığını, özel amaçlı satış olabileceğini, bu nedenle emsal olarak değerlendirilemeyeceğini, dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların 1/25000 ölçekli ... planında kırsal konut alanında kaldığı ve belediye hizmetlerinden yararlandığı anlaşılmış olup, taşınmazların arsa vasfında kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak alınan ... 156 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yararlanılan 12.09.2014 tarihli satışının serbest bir satış olup uygun olduğu, söz konusu parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen konut alanında, kısmen sanayi alanında ve yolda kaldığı, kadastral parsel niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazların ve somut emsalin bulundukları sokak itibarıyla emlak vergilerine esas rayicinin 15,33 TL/m² olduğu, bilirkişilerce yapılan mukayesede dava konusu parselin somut emsalden 1,20 kat daha değerli olduğu kabul edilerek 2021 yılı için metrekare birim fiyatının 359,00 TL/m² olarak belirlendiği, taşınmazların bulunduğu bölgenin gelişim kapasitesine ve bölgedeki benzer taşınmazlar ile ilgili Daireden geçen dosyalardaki verilere (özellikle dava konusu taşınmazın yakınında olup Dairenin 2020/1176 Esas sayılı dosyasında incelenen 160 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 2018 yılı içindeki birim fiyatının 323 TL/m² olarak tespit edildiği, Dairenin 2020/1796 Esas sayılı dosyasında incelenen 140 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 2018 yılı içindeki birim fiyatının 333 TL/m² olarak tespit edildiği ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/6084 Esas, 2022/1469 Karar sayılı kararıyla onandığı ve yine dava konusu taşınmazın yakınında olup Dairenin 2020/1388 Esas sayılı dosyasında incelenen 140 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 2018 yılı içindeki birim fiyatının 356 TL/m² olmasına) göre, dava konusu taşınmaz için belirlenen birim fiyatının davacı idarenin ileri sürdüğü gibi yüksek olmadığı kanaatine varıldığı, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu açıklamalar karşısında bilirkişi heyetince dava konusu taşınmazların ulaşım ve altyapı hizmetlerinden yararlanıyor olması, meskun mahalde bulunması dikkate alınarak arsa vasfında değerlendirildiği, ayrıca Dairece Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden incelenen konumu da dikkate alındığında arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapılmak suretiyle 2942 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazların değerini belirlemeleri ve buna göre dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslayarak dava konusu taşınmazların değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, aynı bölgeden taşınmazlara yönelik Daireye yansıyan dava dosyalarındaki birim değerleri ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Kocaeli ili, ..., ... 140 ada 69 ve 70 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.