Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4131 E. 2025/688 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4131
Karar No
2025/688
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1347 Esas, 2024/201 Karar Avukat ... DAVA TARİHİ : 22.01.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/25 Esas, 2022/18 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... 148 ada 179 parsel (ifrazla 148 ada 202 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu, arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının dikkate alınmasını ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın uzamasına müvekkili idare sebebiyet vermediği hâlde kamulaştırma bedeline faiz uygulanmasının doğru olmadığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, dava konusu taşınmaz arazi niteliğinde olduğu hâlde, arsa kabul edilmesinin doğru olmadığını, emsal alınan taşınmazın uygun niteliğe sahip olmadığını, özel amaçlı satış olabileceğini, bu nedenle emsal olarak değerlendirilemeyeceğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını, dosyaya sundukları emsal taşınmazların değerlendirmeye alınmadığını, dava konusu taşınmaz emsal taşınmazdan çok daha değerli olmasına rağmen değerleme oranının son derece düşük belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/25000 ölçekli ... planında kaldığı ve belediye hizmetlerinden yararlandığı anlaşılmış olup, taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın kadastral parsel olduğu, somut emsal kabul edilen ... 156 ada 2 parsel sayılı taşınmazın da uygulama görmemiş kadastral parsel olduğu, her iki parselin de kadastral parsel olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı düşürülmemesi doğru olduğu gibi, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi rayiçlerinin doğru orantılı şekilde bedele yansıtıldığı, neticeten bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle, (dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan, dava konusu taşınmazla aynı bölgede olup Dairenin 2020/1176 Esas sayılı dosyasında incelenen 160 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 2018 yılı içindeki birim fiyatının 323 TL/m² olarak tespit edildiği, Dairenin 2020/1796 Esas sayılı dosyasında incelenen 140 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 2018 yılı içindeki birim fiyatının 333 TL/m² olarak tespit edildiği ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/6084 Esas, 2022/1469 Karar sayılı kararıyla onandığı dikkate alındığında bu taşınmazlarla konumu da karşılaştırıldığında) dava konusu için tespit edilen bedelde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Kocaeli ili, ..., ... 148 ada 202 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4131, K. 2025/688, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4131-e-2025-688-k-18d958e151e1