Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4060 E. 2024/10312 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4060
Karar No
2024/10312
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2273 Esas, 2024/204 Karar DAVA TARİHİ : 02.09.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/153 Esas, 2022/132 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., Çayırköy köyü 2965 (ifrazen 4681 parsel), 2967, 2968, 2974, 3002 (ifrazen 4867), 3003 (ifrazen 4689), 3012, 3026, 3042 (ifrazen 4714) parsel sayılı taşınmazlar hakkında acele el koyma talepli tespit davası açıldığını aradan 3 yıl geçmesine rağmen davalı idare tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca açılması gereken bedel tespit ve tescil davasının açmadığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazlarda arta kalan alanlar için değer kaybı hesaplanmadığını, dava konusu taşınmazlardan 2965,2967 ve 2968 sayılı parsellerde bulunan irtifak hakları sebebiyle hesaplanan değer düşüklüğü oranlarının çok fazla olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğunu, dava konusu taşınmazların vasfının arsa olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, emsalin hatalı değerlendirildiğini, 04.03.2022 tarihinden itibaren bedele faiz uygulanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazların değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazlar ile emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle her iki taşınmazı kıyaslayarak dava konusu taşınmazların değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, somut olayda dava konusu taşınmazlar için irtifak nedeniyle düşüm yapılmadan önce belirlenen 429,00 TL/m² birim değerlerinin makul olduğu, daha önce aynı mahalde bulunan taşınmazlara ilişkin dava dosyaları ile iş bu birim değerlerinin uyumlu olduğu, 3002, 3003 ve 3042 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırmadan arta kalan kısımlarının geometrik şekil ve büyüklükleri dikkate alındığında, arta kalan kısımlara değer azalışı verilmemesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümüm şöyledir: "... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifak karar verildi." 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile "... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına..." karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4060, K. 2024/10312, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4060-e-2024-10312-k-134e35ea38fc