Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3816 E. 2024/10095 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3816
Karar No
2024/10095
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/592 Esas, 2023/738 Karar DAVA TARİHİ : 21.01.2009 KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

l. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Nevşehir ili, Merkez ..., 252 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin davacı idarenin istimlak ettiği değerin çok üstünde olduğunu, taşınmazın ana cadde Kurşunlu Camii külliyesinin yanında olduğu nazara alınırsa, taşınmazın değerinin çok daha değerli olduğunun ortaya çıkacağını beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece 25.03.2011 tarihli ve 2009/17 Esas, 2011/51 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararma karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilmesinin doğru olduğu, bilirkişi kurulunca somut emsal alınan taşınmazın satış akit tablosunda 325 m² iken 455 m² kabul edilmesi doğru olmadığı gibi 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 Sayılı Kanun) 18 inci maddesi gereği düzenleme ortaklık payı düşülmemesi ve dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemece 11.06.2015 tarihli ve 2014/630 Esas, 2015/461 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.06.2015 tarihli ve 2014/630 Esas, 2015/461 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece yapılan inceleme sonucunda, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de gerekleri yerine getirilmemiş ve dava konusu taşınmaz kadastro parseli, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda emsal kabul edilen taşınmaz ise imar parseli olup emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelden düzenleme ortaklık payı oranı düşülmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuş ise de gerekçesi gösterilmeden düzenleme ortaklık payı düşülmeden hesaplanan bedel üzerinden kabul kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karari ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararma karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedeller son derece yüksek olup dava konusu taşınmazın gerçek değerini aştığını, son alınan raporda bedelin yüksek bulunduğunu, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması nedeniyle kararın bozulduğunu, daha sonraki yargılamada usuli kazanılmış hak olması nedeniyle ve bedelin düşmesi gerektiği hâlde yükseldiğini ve 33.262,23 TL'ye hükmedildiğini, bozma kararında düzenleme ortaklık payı düşülerek karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu bozma bendine göre bedelin düşmesi gerektiği açıkken emsal değiştirerek yüksek bedel üzerinden karar verildiği, idare lehine bozulan dosyada daha fazla bedele hükmedilmedildiğini ileri sürmüştür 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın şehrin çarşısında, imarlı, cadde üzerinde olduğunu, taşınmazın dükkan vasıflı olup değerinin çok üzerinde olduğunu, imarlı olduğu için düzenleme ortaklık payı oranının zaten düşülmüş olduğunu, tekrar düzenleme ortaklık payı oranının düşülmesinin hukuka aykırı olacağını belirterek kararın lehe bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin tespiti ve ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Mahukemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ve 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davacı ve davalı ...'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3816, K. 2024/10095, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-3816-e-2024-10095-k-e904740239c0