Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3925 E. 2024/10157 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3925
- Karar No
- 2024/10157
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/302 Esas, 2016/325 Karar DAVA TARİHİ : 06.04.2011 KARAR : Ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaza yönelik müdahalenin meni, kal’i ve eski hale getirme istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından dava konusu İstanbul ili, ..., ... 507 parsel sayılı taşınmazın içinde tren istasyonunun yolcu peronu ve zemin betonu inşa edilmek suretiyle taşınmaza el atıldığını belirterek müdahalinin men'i, kal'i ve eski hale getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından dava konusu taşınmazın 1140 m²lik kısmının kamulaştırılmış olduğunu, zamanaşımı yönünden itirazlarının olduğunu, davanın zamanında açılmadığını, esas yönünden itirazlarının olduğunu, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacıya ait olan parsel ile diğer tüm parseller için yapılan kumulaştırma işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma yapıldıktan sonra davalı kurumca bu hususun tapuya şerh edilmediğini, müvekkilinin de tapuya ... ilkesi gereğince taşınmazı şerhsiz olarak satın aldıktan sonra kamulaştırıldığını öğrendiğini, kamulaştırılan taşınmazın tapuda devrinin yapılması gerektiğini, ancak tapuya yapılan bir devir veya şerh bulunmadığını, davalı kuruma yasal olarak ihtarname ile başvuru yapıldığını, ancak davalı kurumun müvekkilinin başvurusuna cevap dahi vermediğini, cevap vermediği ve tapu devri veya şerh yaptırmadığı için davalı kurumun davaya sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaza yönelik müdahalenin meni, kal’i ve eski hale getirme istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Dava konusu İstanbul ili, ..., Yeşilbayır Mahallesinde bulunan 507 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit çalışmaları sonucunda 15.11.1978 tarihinde itirazlı olarak tespit ve tescil edildiği, tapu iptal ve tescil davası neticesinde dava dışı Yaşar Güler vd. adına hükmen tapuya tescil edildiği, daha sonra taşınmazın satış ile intikal gördüğü, davacının ise 24.08.2010 tarihinde şerhsiz olarak satın alarak taşınmazın maliki olduğu anlaşılmıştır. 4. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında "bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz" hükmü nazara alındığında, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 03.07.1991 tarihinde kesinleştiği, daha önce kamulaştırma yapılmış olsa bile kamulaştırma sonrası yapılan kadastro tespitinde kamulaştırma şerhinin tespit tutanağına ve tapu kaydına işlenmediği ve davalı idarece 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açıldığına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.