Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3567 E. 2025/654 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3567
Karar No
2025/654
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2608 Esas, 2023/2443 Karar DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 26.12.2017 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/213 Esas, 2022/191 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili,... ilçesi,...Mahallesi 1834 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu nazara alınarak gerçek değerinin tespitini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele el koyma bedelinin mahsup edilmesi suretiyle fark kamulaştırma bedelinin derhal davalılara ödenmesine, kamulaştırma konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, dava konusu taşınmazın arsa vasfında nitelendirilemeyeceğini, emsal karşılaştırmasının da hatalı yapıldığını, dava konusu taşınmaza yakın mesafede bulunan benzer yüzölçümlü ve benzer nitelikteki taşınmazların emsal alınması gerektiğini, dosyaya sunmuş olduğu emsal satışların hiçbirinin değerlendirmeye esas alınmamış olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, % 45 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerekirken bu oranın % 35 olarak uygulanmış olmasının doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; süreçte acele kamulaştırma sebepleri ortadan kalktığını, idarenin kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsis iradesi devam etmekle birlikte bu amaca uygun herhangi bir işlem ve tesisat yapılmayarak olduğu gibi bırakılması nedeniyle mal sahibine taşınmazı geri alma hakkı dahi verildiğini, taşınmazın 2016 tarihinden bu yana kullanılmasının engellendiğini, kamulaştırma kararı kesinleşmeden idare adına tescil edilen dava konusu taşınmaz üzerinde mevcut bütün nar ağaçları kurumaya bırakılıp, kira getirisi olan baz istasyonu da dikkate alınmayarak davalıların mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, dava tarihi ile karar tarihi arasında geçen 6 yıllık süreçte ülkedeki ekonomik gelişmeler göz önüne alındığında tespit edilen bedel ile kamulaştırma bedeli arasında çok büyük bedel farkı oluştuğunu, aynı barajın koruma havzasında kalan farklı kadastro parselleri imar uygulaması yapılırken kadastral parsel olarak 450-500 TL/m² arasında alınıp satılırken dava konusu parselin daha düşük değerle kamulaştırılmasının mağduriyetlerine sebep olduğunu, dava konusu taşınmazın bir kısmının uygulama imar planında olduğunu ve imarsız alanda olduğu yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde mevcut imar hususunun incelenmemesi ve taşınmaz üzerindeki imara rağmen kamulaştırılma kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değerinin tespit edilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığı, 2017 yılı emlak vergisine esas metrekare birim fiyatının 1,35 TL olduğu, emsal olarak alınan...Mahallesi 161 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planı içerisinde düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olduğu, 2017 yılı emlak vergisine esas metrekare değerinin 89,69 TL olduğu, emsal taşınmaza ait hissesinin 10.06.2016 tarihli ve 14553 yevmiye numaralı resmi satış örneğinin dosyaya celp edildiği, emsal olma özelliğine sahip bulunduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yanlarının hükme esas alınan bilirkişi kurulu ek raporunda tartışıldığı, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli kabul edilmesinin emlak vergi değerleri açısından da değerlendirildiğinde yerinde olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan zirai muhdesatın değerlerinin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine uygun olarak tespitinin yapılıp kamulaştırma bedeline eklenmesinin ve yapılara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 2017 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetlerine göre değer takdirinin yapılıp kamulaştırma bedeline eklenmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak ve aynı kamulaştırma kapsamında kalan benzer nitelikteki komşu parseller için aynı değerlendirme tarihi itibarıyla Dairemiz denetiminden geçerek belirlenen metrekare birim fiyatlar ile uyumlu olarak; üzerindeki yapılara aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3567, K. 2025/654, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-3567-e-2025-654-k-bfed4554152e