Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3231 E. 2024/9746 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3231
Karar No
2024/9746
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/805 Esas, 2020/38 Karar DAVA TARİHİ : 04.04.2011 KARAR : Kabul Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili isteme ilişkin asıl, 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı birleştirilen davada davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... vekili asıl dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kayseri ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 62 ada 37 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını, bedelinin tespit edilerek davacı tarafa ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı idare vekili birleştirilen dosyanın dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.08.2013 tarihli ve 2011/113 Esas, 2013/153 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 01.08.2013 tarihli ve 2011/113 Esas, 2013/153 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı birleştirilen davada davalı ..., birleştirilen davada davacı idare ve birleştirilen davada bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın kadastral parsel olduğu, emsal taşınmazın ise imar parseli olduğu, bu durumda; dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırma sonucu bulunan değerinden düzenleme ortaklık payına karşılık gelecek oranda indirim yapılması ve birleşen dava yönünden; dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği 03.09.2011 tarihinden karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiği, kabule göre de, dava tarihi itibarıyla kamulaştırmasız el atma davası yerinde olup bu davadan sonra idare tarafından kamulaştırma bedel tespiti ile dava konusu taşınmazın idare adına tescili istendiğinden davacı ... davasında haklı olup asıl dava için yapılan masrafların davalı idareden alınarak davacı ...’a verilmesi gerekirken yaptığı masrafların üzerinde bırakılması ve ayrıca kendisini vekille temsil ettirdiğinden lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı aleyhine nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davanın ise kabulüne karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değerinin gerçek değerinin oldukça üstünde tespit edildiğini, İncesu ilçesine 10-15 km uzaklıkta bulunan, dava konusu taşınmazla hiçbir benzer yönü bulunmayan emsal taşınmazın, dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinde ölçü olarak kabul edilmesinin doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu konum itibarıyla emsal taşınmazdan daha değerli olmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde var olduğu iddia edilen yapıya yönelik bir bedel belirlenmiş olmasınında yerinde olmadığını, zira varlığı iddia edilen işbu yapının bilirkişilerce tespit olunamadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bilirkişilerce de belirtildiği gibi 50-75 yıllık bir binanın ekonomik ömrünü tamamladığının varsayıldığını, iş bu iddia edilen 2 katlı taş yapının alt katı olan ahırın kullanılmadığını, üstünde ise iç içe 2 oda olduğu ve 4 odanın yıkık olduğu mahalli bilirkişiler tarafından belirtilmişken, ahır için % 60, ev için % 70 yıpranma payı olduğu belirtilerek değer belirlenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3231, K. 2024/9746, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-3231-e-2024-9746-k-55bc0ca86f11